BEYTULLAH…

İletisim aracları cogalıp, gelistikce artık dünya kücük bir köy ve bizler de izleyicileri konumundayız. Ramazan ayınının yaklasmıs oldugu su günlerde Beytullahı devamlı canlı olarak görme sansımız var elhamdulillah. Bu günlerde ziyaretcileri ise hacc aylarından eksik kalmıyor sükürler olsun. Beytullah:Allahın evi anlamına geliyor. Ev, hâne, mesken, konut aynı ifadeleri beyan eden icerikler. Bir baska ifadeyle adına *Beytulharâm* da denilen Beytullah ise; Mekândan münezzeh olan Allahın evi anlamında mecâz olarak Kabe için kullandıgımiz ifade bütünlügünün kapsamı icinde. Belkide senelerce orada olmanın hayaliyle yanıp tutusan müminler gece gündüz o mübarek mekanı doldurmuslar, ibadet istiyakıyla tavaf, namaz, dua, zikir güzelliklerini sergıliyorlar. Bir daha aynı mekana gelip gelememe endisesi tasıyarak ta zamanı bosa harcamama gayreti icindeler. Ekonomik, sosyal, siyasal ve dahi baska baska sebeplerden dolayı, hacc ibadetine ömründe bir defa olsun gidemeyenler, Umre ziyareti ile Beytullaha kavusmanın sevincini simdi bilfiil oldugu gibi ömürleri boyunca anısıyla sevinecekler…

Beytullah dolayısıyla Kabe, ilk in­san ilk peygamber, Adem aleyhiselamdan beri vardır yeryüzünde. Peygamber efendimizin mirac gecesinde nail oldugu; Semada, içinde meleklerin ibadette bulunduğu rivayet edilen essiz mâbed olan *Beytül Mamura* muâdil olarak yeryüzünde inşa edilmiş ilk ev olan Beytullah, tüm insanlık için hidâyet olan, evrensel boyutta insanlığa yol gösterici olan, izzet ve şeref kazandırıcı olan huzur mekanı, sükun odagı, özgürlük, istikrar, emniyet makamıdır, Allahu tealaya kulluk nişanesi­dir, namazlarimizda kıyam sembolüdür. Beytullah ayni zamanda bir mahşer provası, bulusma, kaynasma, dünya müslümanlarının yönünü cevirdigi huzur ve sükun duragıdır. Allahu teala Kabe’yi tüm insanlık için kıble mahalli, ibadet edenlerin yöneldigi isaret sembolü kılmıştır. Beytullah, yeryüzünün en eski ve en sade binasıdır. Beytullah Rabbimizin Müslümanlar için belirledigi özel ve güzel bir yönelis merkezidir…

Rabbimiz, maide suresi ayet. 97. de mealen söyle buyurmaktadir:*** Allah, Kâbe’yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve kurbanın boynuna asılan gerdanlıkları maddi ve manevi yönlerden insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah’ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilici olduğunu sizin de anlayıp bilmeniz içindir…***Allahu teala müminlere, Beytullahı bir kıyam merkezi olarak belirlediğini haber veriyor. Beytullahın, Kâbe’nin kıyam mahalli oluşunu, kıyam sembolü olu­şunu müfessirimiz söyle izah ediyor; İslâm literatüründe kıyam bugünkülerin anladığı manada ihtilal değildir. Kıyam aslında böyle dar bir kelimeyle ifade edilemez. Çünkü kıyam kelimesi tüm ihtilalleri, tüm inkılapları içinde barındıran çok daha kapsamlı bir ifadedir. Hani namazın kıyamını biliyoruz. Kıyam namaza doğrulmak, namaza ilk kalkıştır. Pekiyi namazdaki kıyamın hedefi kıraati gerçekleştirmek içindir, sonra rüku ve secdeyi gerçekleştirmek içindir. Yâni namazdaki kıyam Allah’ın tüm emirlerini gerçekleştirmeye hazır oluştur. Bu işin başlangıcı olarak ta *Allahu Ekberi* gerçekleş­tirmektir.(A.Kücük) Allah en büyüktür…

Beytullahın etrafinda neden tavaf yaptıgımızı bilmeliyiz. Rabbimizin huzuruna günde 5 defa namaz ibadeti icin neden cıktıgımızın suuruna varmalıyız. Hayatımızın her safhasında sözü dinlenecek, arzu­ları gerçekleştirilecek, kanunlarının gecerli, yasaları uygulanacak, hayata hakim olacak en büyük Allah celle sanuhudur. *Allahuekber* diyerek ayağa doğrulan kişi emret ya Rabbi, tüm emirlerini, tüm arzularını yerine getireceğim, ben şu anda buna hazırım diyoruz. Allahu tealanın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allahın şüphesiz her şeye vakıf olduğunun bilincindeyiz. Öyleyse Allahın azabının şiddetli olduğunu ve Allahın bağış­layan, merhamet eden olduğuna da mutlaka inanarak ibadetlerimizi yerine getiriyoruz. Beytullahın özel ve müslümanlar icin güzel bir sembol oldugunun bilincindeyiz, Beytullah bizim tabiri caiz ise kırmızı cizgimizdir, kıblegahımızdır. Kabenin, Beytullahın icinde bulundugu Mekke, Peygamber efendimizin (sav) icinde bulundugu Medine nasıl bizim icin degerliyse, ilk kıblenin bulundugu mekan olan Kudüs te bizim icin cok kiymetlidir…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert