Kategorie: Makaleler

DEVLET  VE  BEYTÜLMAL

İslâmî ıstılahta devlet, aynı dine inanan insanların inandıkları şeriata göre teşkilatlandıkları gücünü, kuvvetini, maddi ve manevi bütünlüğüni İslami esaslardan aldıkları yeryüzünde  ve dünyanın her hangi bir yerinde, bölgesinde İslam şeriatını yaşamak, inandıkları dini hayata hakim kılmak çabasıyla ortaya koydukları manevi kişiliği, belirli bir anayasal düzeni olan, hakimiyet sahibi, güç yetirebilir özelliği olan sınırları belli bir […]

MÜCELLA…

Güneş misâli parlayan. Nur’dan şamdanı ışıtan. Ziya oldun hiç solmayan. Kandil’ler ruhuma püryan. Gündüzüm gece olmasın. Mücella şavkın solmasın… Sermed…

GÜVERTE…

Vakit hızla geçmekte. Oyalanamam tümsekte. Gözüm tabii ki yüksekte. Necat kelimeyi tevhid’te. Sancağım güvertede hasılı. Bayrağın en şereflisi asıldı. Sermed…

ÇIFT KUTUPLULUK HALi…

Cuzi irademizi kullanım acısındaninsanın yaratılışından gelen çift kutupluluk,insanın iki zıt yönde iki farklı yaşantı sürmesine imkan vermektedir. Kişi yapacagı tercih sonucunda yani cuzi iradesini kullanarak, ya yeryüzünde insan onur ve haysiyetine yakışır şekilde bir hayat sürdürme yolunda, ya da tam tersi olan bozuk, ifsad edilmiş bir hayat tarzını devam ettirecektir. Bunun neticesinde insan sürdürdügü hayat […]

1. OCAK  VAHDET  COŞKUSU…

Mukabil ezan baslamıs sultanahmet çınladı. Ayasofya cevabına  müminler hayran kaldı. Tekbir, kıyam, kıraat, secde el duaya açıldı. Fetih suresi tilavet hitamı muhteşem azamet… Rahmet deyası içinde, sabah namazı sonrası. Müminler davet ediyor orda vahdetin sadası. Zulme geçit vermez tabii muhabbet sevdalısı. Mahzun olmasın kardeşim ezan sesi hürriyet… Tevhid sancagı altında milad olsun ilk ışıklar. Kelimeler […]

ŞEYHULİSLAMLIK  MAKAMI…

Şeyhul İslâm tabiri, İslâm dünyasında önde gelen ulemâ ve sûfîlere verilen bir şeref unvanı olarak 950. Yıllarında ortaya çıkmış, daha sonra *âlimlerin en kıdemlisi, âlimlerin reisi* mânasını kazanarak bir unvan halinde kullanılmıştır. Örneğin, 11. yüzyılda, Horasan’da Şâfiîler’in başındaki âlim şeyhülislâm unvanıyla anılırdı. Zamanla Şeyhulislam tabiri yaygınlaşmış, Memlükler’de fetvaları ile şöhret bulan fıkıh âlimlerinin şeref unvanı olmuş, […]

IŞIK  DOĞU’DAN  GELECEK…

Zamane âhlakı çağ atladı küresel oldu. Kurgu, bilim yaşantısı  karmaşa doldu. Mozaik’ler  karışırken  umudum soldu. Kültür, sanat, edebiyat hiç içime sinmiyor. Huzuru unuttuk bunalımsız gün geçmiyor… Haram, helâli ayırmayan çıldırmış. Sanırsın ki dünya’nın  çivisi  çıkmış. On sekizinde  ergen hayattan bıkmış. Galaksimiz  küçücük  köy’ benziyor. İçki, kumar illeti ocakları söndürüyor… Materyalist fikir  açık  ara  öndeyken. Ar, namusu üç kuruşa zebil ederken. Bile bile utanmazlar yalan söylerken. Şeytan el oğuşturup […]

OKYANUSU  SOLURSUN…

Sevgi kalıcı bir özellik ne  ektiysen senindir. Rabbim fıtrat’en yaratmış üstâdı değer  bilir. Görmediği mekânlarda din kardeşleri edinir.  İnanç bizim  imanımız  gözün gibi korursun… Somurtkanlık yakışmadı güleryüzünü göster. Bir  kahvenin hatırı  kırk  yıllık  gönül   süsler. Aşina bir  simâ  görse  mutlulukla gülümser. İç  huzuru  arıyorsan sadık dostta  bulursun… Yokluğunu hissedince bilki hukukun kuvvetli. Dün gibi yaşadığın […]

ŞİRK VİRÜSÜ…

Şirk, Allahu teâlaya inanmakla birlikte, kuvvet ve kudrette ona denk başka ilahları tanıma hastalığıdır. Bu illetin sahibine müşrik denilir. Bu tariften de anlaşılacağı üzere  müşrik; Allaha inanan kimse dir. Yani kafir’den farkı vardır. Onun için şirk ve müşrik kavramları, bilhassa günümüz müslümanlarıyla  yakından alâkalıdır. Bunun içindir ki; inanan insanların arasında deveran eden, sürüp gelen, tevhidin […]