Kategorie: Şiirler

AYASOFYA MÜZE OLMUŞ…

Günümüze kadar gelmiş BİZANSIN kalıntısı. Ezan sesinden MUZDARİP Medeniyet yanlısı. Hani ÜLKE Müslümandı; genci susmuş yaşlı’sı. Vah başıma gelenler KORKU İktidâr olmuş…   Yıllardır kulaklarım hasret EZÂN sesine. Biz’i MÂHKÜM bıraktılar kefere’nin nefsine. Böylemiydi Osmanlı’nın EMÂNTİ nesline ? Muhafaza edemedik Ayasofya müze olmuş…   Seksen yılı AŞMIŞ yazık Ayasofya kapanalı. Önderimiz BİZDEN olsa rezalete uyarmıydı. […]

HESAP GÜNÜ ŞUURU…

Tarlalarım kurak kaldı KIRAÇ yatar yıllardır. Tembellik içe sinmesin UYUYANLAR aldanır. Egitim’le geç tanıştık SEFÂLETİM ondandır. Suçu Din’e yamadılar hâla ona YANARIM …     Gül`ün adını unuttuk DİKEN’LERLE avunduk. Hırpalanmış MOR Sümbül’üm,Erguvanı soldurduk. Kök’ü ellere kaptırdık, YAPRAK’LARI koruduk. Yine suçlu ben olmuşum hâla ona YANARIM …     İfrattan – Tefritten kaçınmak ZOR’MU bilinmez. […]

MÂNEVİ  HAVA  MERKEZİ…

  İlim,  İrfan  yuvası  bir  ibadet  MÂHALİYDİ. İdarenin  merkeziyken  siyasetin  YERİYDİ. Cihad  anı  geldiginde  ASKERİ  üs  bilinirdi. Bir  kilitli  MESCİT  görsem  gönlüm  burkulur…   Ehli  suffa  ashabının  AKADEMİK  konut’uydu.  Yeri  gelince  HASTAHANE  garibanı  korurdu. Hareketin  merkeziyken  inananın ÖZ  yurduydu, Kapalı  MESCİT  görünce  göz  yaşlarım  süzülür…   İstişare  mekanıyken  karar  orda  ALINIRDI. Yeri  gelince  MAHKEME dava’lara […]

ŞEYTANIN  GÖNÜLLÜ  ASKERİ…

  Bilmiyen;  lakin  bilmediginide  bilmiyendir  TANIMI. Ukela  tavırlarıyla  PATTADANAK  atar  gider  lafını. Korkmak  lazım  bu  tiplerden  bir  buldumu  SAF’INI. Elinde  oyuncaga  çevirir  çünkü  ADI üstünde; yobaz…   Sözün, muhabbetin, sohbetin  MANÂSINI  anlamaz. Edeb,  haya, âhlak  desen  tüm  YABANCI  tanımaz. Alışmış  fitne, fesat, ĞIYBETE; Yılan  dil’li  yaramaz. En  iyisi  UZAK durmak  çünkü  adı  üstünde;  yobaz…   […]

GÖNLÜMDEN GEÇEN ÇIĞLIK…

  Modern  yorumcu’dan  SAKIN;  aldanma. Şer’de   ÇIĞIR  açmayı  çağdaşlık  sanma. Kimler  gelip  kimler  geçti  sapık, BİDÂT’LA. Ne  kadar  Sünnetsiz  varsa  ATAĞA  geçti…   Cesur, ATAK  olsan  hem  neye yarar. Eller  baglı,  DİL’LER   tutuk  kaldıkça. Özüm, sinem  BELLİ  derinden  yanar. Ateist’ler,  Deist’ler  TOPLU  ikrara  geçti…   Mezhepsizlik   kuluçkası   HAYLİ  çogaldı. Desteksiz   atıyorlar   ZEHİR,  zemberek. Kibar, tatlı  […]

ÇÜRÜK İNKILÂP TARİHİ…

Nice devrim denediler; TÜRKÇE Kur’anı bile. Ezana TAHAMMÜL azaldı bakarmısın rezile. Camiileri SOYUP âyet’leri kapatınız örtü’yle. Tarihi BOYA,badana’yla bitirmiye and içmiş…   Nice camiler yıkıldı HARAB ettiler bilerek. Kapısına kilit vurdular KİN’İNİ belli ederek. Fethin SEMBOL camisini Müze’ye çevirerek. Geçmişin ADI’NI dahi duymamaya and içmiş…   Cumadan ne anlarki SECDE etmez yabancı. Rakı MİLLİ içki’siymiş […]

İFRİT OLMUŞ HASED’İNDEN…

  Bir  YAHUDİ  dönmesi  AND  karalamış. Bir  fâni  kişi’de  HAŞA  İlah  vasfı  görüyor. Kelimeyi  Şehadeti belli; HİÇ  anlamamış. Lanetli  şeytanın  SAPIK  izlerini  sürüyor…     Yıllar varki  İLLET  eder  Firavunun  mantığı. Ne  BİR adım  öne  gelir  ne  geriye  gidiyor. Yüzsüz  sefil  dönek, MÜNAFIK’LIK  katığı. Sütü  BOZUK  gen’lerinin  davasını  sürüyor…     Adına  bakarsın  YAKIN gelir  […]

SAADET ASRI DEYİNCE…

Yolcu; hasretim MUSAB gibi muallimlere. Dini TEBLİĞ eden, yaşayan, ögretenlere. Alah için birbirine kol, KANAT gerenlere. Bir soluklan hele, bana o asırdan HABER ver…   İnancı uğruna İŞKENCE’YE türlü zulme ugrayan. Zalimlerin binbir cefasından GERİ adım atmayan. Âhad, Âhad, Âhad DİYE yalnız hakkı haykıran. Ezan sesini SEVDİREN; Bilâl’lerden haber ver…   O, âlemlere RAHMET gönderilenin […]

GÖNLÜM  SİZLERİ  SEÇTİ…

Ağızdan  çıktığında  BİZİM   olmayan. Nice  SÖZLER  varki  ocak  söndürür. LÂKİN  hadis’lerle,  ayet’leri   soluyan. Huzur  okyanusunda  GEMİ  yüzdürür…   Malumata  yenik  düşen  NİCE  beyinler. Tepeden   bakmayı   MEHARET   sayar. Dilinden  çıkanlara  HAKARETİ  düzenler. Lâyık  oldugu  kem  SÖZ, lakırdı  duyarlar…   Mutlak  deger  vermeli  SÖZ’ÜN  gücüne. Söyleyene, üstad  MÜTEFEKKİR  diyeler. Dil’de  KEMİK  aranmamış  fikir  göçüne. Akıl  nimetinden  mahrumsa […]

FERÂSET’Lİ DOSTLAR LÂZIM…

Ayık günü geçmez imiş, sözde EFKÂR dağıtıyor. Adı AKŞAMCI’YA çıkmış konuştukça sapıtıyor. Niğmet azğını olanlar BATAK’LARA saplanıyor. Hesap, kitap bilmeyene FERASETLİ dostlar lâzım…   İsraf zirveye ulaşır, Almış BAŞINI gidiyor. Bunun sonu çıkmaz SOKAK hata’sını biliyor. Gemi kurtaracak KAPTAN pusulayı yitiriyor. Sorumluyuz TABİİKİ;Haramlardan kopmak lâzım…   Dünya HARAM yiyicilere oldu münhasır cennet. Vurgun,Talan, Rüşvet, Yalan […]