Kategorie: Tervihalar

TEVHİD ÖNDERLERİ…

Tabii ki, tevhidin ilk önderleri peygamberlerdir. Enbiya suresi baştan sonuna kadar okunduğunda, Allahu teâla’dan gelen ve kendilerine yeni bir kitap, yeni bir din, yeni bir uyarı, yeni bir âyet nazil olan her peygamber Allahın emir ve nehiylerini hiç bir kimseden en ufak bir ücret tâlep etmeden olduğu gibi tebliğ ediyordu. Şurası bir gerçektir ki; her […]

ÖLÇÜMÜZ İSLAM OLSUN…

Sevinçte, tasa’da bizleri hayata bağlayan her hususta ölçümüz İslam olursa inşaallah şaşırıp kaybedenlerden olmayacağız. İslam şeriatının belirlemiş olduğu hususlarda hududu aşmaz belli edilen, bizlere sunulan, gösterilen sınırıda geçmemeye ğayret edersek ileride pişman olacağımız noktalara gelmeyiz ümidini besleriz. Bir müslüman teraziyi denk tutmak zorunda hatta mecburiyetinde olduğunu bilmelidir. Hırsımıza mağlup olmayıp itidâlli orta yoldan ayrılmayan bir […]

BİZDEN OLMAYAN, BİZE YABANCI…

Allah inancını, İlah kavramını, Din olgusunu  hayatın tümünden çıkarma azmi ile arayış içine giren, ğayesi islam şeriatını unutturma girişimi olan, amacı Avrupa ülkelerine yaranıp bizde sizdeniz mesajını veren Osmanlıyı yıkıp yerine mukaddes değerlerden kopuk, manevi geçmişimizi unutturmaya yönelik sistem arayışları sekülarizm durağına çakılıp kaldı. Din karşıtı bu ideolojik yapı, Laiklik, Ateizm ve Sekularizm arasında bir […]

UTANMAZ ADAM…

Oguz Aral çizgi romanına böyle bir isim takmıştı, zamanın gırgır dergisinin müdavimleri bilir. Günümüzde iş adamı lafzına tahammülü olmayan girişimci kadınları da işin içine katarak utanmaz adam profilini biraz genişleterek utanmaz insan demek istiyorum. Daha 12, 13. yaşında evinden, vücudunun mahrem yerlerini teşhir için dışarı çıkan kız çocuklarını görünce aklıma utanmaz adam geldi. Her halde […]

RİYA BULAŞTIRMADAN…

İhlas hâli, Samimiyetin, dürüstlüğün, hakikat perestliğin, riyâsızlığın ve arrınmışlığın simgesi, göstergesi, söz, hâl ve hareketimizle beyânıdır. İhlas, fenalığı, sahtekârlığı, kokuşmuşluğu ve kötülüğü izale eden, bitiren, son veren, yok eden, gideren bir fazilet, iyilik, güzelliktir ve inanan mü’minlerin bir özelligidir. Müminler bütün söz ve fiillerinde Allahu teâlanın rızasını gözetmek zorundadırlar. Eğer insanların hoşlarına gitmek niyetiyle âmel’de […]

BEYİN SIKIŞIKLIĞI…

Dar alana hapsolmuş, beyni ise 1923 ile 1938. bandına sıkışmış bir kişinin Osmanlı devletini anlamasını beklemek tabiidir ki hâyal ürünü diyebiliriz. Hatta hatta 627. Yıl hüküm sürmüş bir dünya devleti olan, Osmanlı’yı aradan çıkartıp tarihini Cumhuriyet rejimi ile başlatan köksüzlere de rastlamak mümkün ne yazık ki. Az kafa çalışmaya başlasa Osmanlı bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyetinde […]

EMANETİN SAHİBİ…

Rabbimiz yarattığı kulundan her hangi bir şey istenmeden önce Peygamberi vasıtasıyla bilgilendiriyor. Tabir caizse Rabbimiz vermeden hiç bir şey istemiyor. Aile, Akıl, Zaman, Fırsat, Mal, Para, Altın, Gümüş, Sıhhat, Rızık adına her ne verdiyse bu değerler bir emanettir. Emanete ne şekilde sahip çıkılıp uyulacağını yine Rabbimiz bizlere belletmiştir. Nasıl kazanıp, kazancımızı nerede harcayacağımızı, kendimizi emânetin […]

MULUMATI NAKIS…

Türkiyede son iki yıl içinde yazılı medya tiraj olarak neredeyse toplam, 1. milyon sayısına ulaşmıyor diyebiliriz. Her yıl gazete, dergi, süreli yayınlar gittikçe kan kaybediyor. Bazı ülkelerde tirajı 8 ile 10. milyon adet basan gazeteleri biliyorum. İnsanlar bir yerden başka bir yere seyahat ederken dahi kitap okuma alışkanlıklarının yanında gazete ve mecmua’larını da yanlarından eksik […]

ALLAH İNDİNDE EN SON DİN…

Tabiidir ki; İslam şeriatıdır. Allahu teâlanın katında Allah’ın kabul edip razı olduğu bir tek din, bir tek yol var, o da teslimiyettir. Allah katında tek bir hayat tarzı var, o da müslümanlıktır. Dünyada pek çok yol, pek çok din, pek çok hayat programı, pek çok yaşantı tarzı, biçimi, pek çok sistem vardır. Al­lahu teâla bunlar­dan […]

ALLAH KELÂMI…

Adem aleyhiselam’dan beri dünya yüzüne ne kadar peygamber gelmiş ise  hepsi de ümmetine Allahu teâlanın varlıgını ve birligini anlatmışlardır. Peygamberlerin sözüne hiç şüphe etmeden inanmak lâzımdır. Çünkü onlar Allahın emrine uymaya mecburdurlar. Katiyyen yalan ve yanlış söz söylemezler. Bütün ilahi kitaplar ve tabiiki dört büyük kitap Allahın varlıgını isbat etmeya kâfi birer delildirler. Allahın varlıgını […]