RAHMETİNE MUHTACIM…

İnsanoğlu çok aciz bir varlıktır. Rahman ve Rahim olan Rabbimiz ise İlahi iradesi ile her şeylerin sahibidir.Rabbimiz Rahmandır. Kullarına karşı rahmeti, merhameti sonsuzdur. *Rahmet* kavramı; sevgi, aşk, şefkat, rikkat,, incelik, ihsan, nimet verme gibi merhametle ilgili bütün unsurları içerisine alan güzellik ve özelliktir. Bu özelliği en belirğin şekliyle Rahmet kavramında tecelli etmiştir. Allahu teâla’nın gazap etmesi veya ceza’ya çarptırması bir şarta bağlı iken, yani *insanlar inkâr ve ya isyan ederlerse,* ama Rahmet sıfatında böyle bir şart yoktur. Allahu teâlla’nın Rahmeti bütün yaratılmışlar hakkında geneldir. Allahu teâla, yarattığı varlıkların hayatları için gerekli olan şeyi yaratıp,devamlı olarak rızık vermekte, sürekli ihsan’da bulunmaktadır. Rabbimiz yeryüzünü önümüze bir beşik, döşek, sofra gibi yaymış, sermiş geniş kılmış. Dağ’ları, Deniz’leri, Nehir’leri de istifademize yararlanalım diye sunmuştur…R’ad Suresi  ayet. 3.mealen  şöyledir:***Yeri düzleyen, orada dağlar, nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetiştiren, gündüzü geceyle bürüyen de O’dur. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için ibretler vardır…***Elhamdulillahi Rabbul âlemiyn… 

Kur’anı Kerim öncelikli olarak, yüce mevla’mızın, Rahman ve Rahim oluşunu bizlere duyurur. Rahmet özelliği Allahu teâla’nın âlemlerin rabbi  ve her şeyin yaratıcısı oluşunun bir gereğidir. Rabbimiz bu sıfatıyla varlıkları yaratmış, şekil vermiş bütün canlılar olarak, ihtiyaç duyduğumuz her şeyi bize bağışlamıştır. Türkçemizde Rahmet ve merhamet kelimelerinin farklı anlamlarda kullanıldığı mâlumdur.*Rahmet*sıfatı Allahu teâla hakkında, merhamet sıfatı ise insanlar hakkında kullanılan kavramlar olduğu açıktır. Örneğin, bir kimse hakkında, *Rahmetli adam* denilirse; bununla o adamın öldüğü ve Allah’ın Rahim sıfatına kavuştuğu veya o kimse için Rahmet isteği anlatılmış olur. Bir kimse hakkında, *merhametli kimse* denilirse, bununla o kimsenin acıma ve şefkat duyğusuna sahip olduğu, iyilik yaptığı, sevdiği ve ilgi gösterdiği ifade edilmiş olur…Rabbimiz Fetih suresi ayet.29.da mealen şöyle buyurmaktadır: *** Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır…***Rabbim bizleri Mü’minlere, sevgi, şefkat, merhamet’le muamele edenlerden eylesin…

Rahman ve Rahim ifadelerinin kökü olan *Rahmet* manâ itibarıyla, acıyıp esirgeme, bağışlama, Allahu teâla’nın kullarına acıması, şefkat ve merhametle muamele etmesi, ihsan, İncelik gibi ifadeler yüklü, mukaddes kitabımız, Kur’anı kerim’in en en önemli kavramlarından biridir. Allah teâla, kullarına Rahmet ve şefkatla davranmayı nefsine vacip kıldığını, her kim bilmeyerek fenâlık yapar da arkasından tevbe eder ve nefsini düzeltirse, ona Rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. Rabbimiz bağışlayan ve merhamet edendir. *Rahmet* Türkçe’mizde; rikkat, yufka yüreklilik, kâlp yumuşaklığı ve merhamet duyğusunu da içinde barındıran geniş bir anlamı olan kavramdır. Rahmet kavramı aynı zamanda, belâ’ya uğramış veya muhtaç hâle gelmiş bir kimseyi o belâ’dan veya sıkıntı’dan kurtarmayı ve arkasından da ona iyilik etmeyi, nimet vermeyi ifade eden bir acıma duyğusudur. Enbiya suresi ayet. 107. mealen şöyledir:***Resulüm, biz seni ancak âlemlere Rahmetolarak gönderdik…*** Rabbimiz bizlere verdigi ilmin, bilginin ve tabiiki, Kur’anı kerim ve sünneti seniyyenin nur’unu üzerimizden eksik etmesin…

Âlemlere Rahmet olarak gönderilen, peygamber Efendimiz de (sav) mü’minlere merhametli olmayı tavsiye etmektedir. Çünkü Rahmetle davranma özelliği, her türlü güzelligin, sevginin, barışın, adaletin, hürmet ve sayğı’nın vaz geçilmez şartıdır. Rahmet duyğusu taşımayan kimseler diğer canlılara; insafsız, aç gözlü, nankör, katı yürekli, iyilik bilmez ve zalim olurlar. Anne’ler Rahmet konusunda en güzel örnektirler. Mü’minler de tıpkı ana şefkatı gibi şefkatli, yavrularına taşıdıkları Rahmet duyğusu gibi duygulu; İnsanlara, hayvanlara ve tabiata, çevreye karşı merhametli olmakla görevlidirler. Müslümanların yaşadığı yerlerde zulüm, insan hakları ihlâlleri, hayvan ve orman katliamı, tabiatın tahribi anlamına gelen çevre kirliliği olmamalı. Çünkü İslâmın öngördüğü Rahmet âhlakı her şeye merhamet etmeyi her şeyin hakkını gözetmeyi onlara öğretir. Acıma, şefkat ve merhamet, ilgi gösterme ve koruma, iyilik etme ve darda kalana yardım, hakkı elinden alınana merhamet ve onu zorluktan kurtarma, ihsanda bulunma ve hak’lara saygı müslümanın en başta gelen âhlak ilkesi olmalıdır. Rabbim bizleri insan, hayvan ve bitkilerden her türlü canlıya merhamet nazarıyla bakanlardan eylesin…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert