AYIP, KUSUR ARAŞTIRMA: TECESSÜS…

Muhterem Müslümanlar… Her şeyin casusluğu olduğu gibi başkasının ayıbını araştırmakta casusluğun bir başka usulüdür. İslami ıstılahtaki adı tecessüs; casusluk  yapmak, her  hangi  bir şeyi derinliğne araştırmak, anlamak için her hangi bir şeyin üzerine düşmek, ister kendi merakını gidermek  için  olsun, ister başkalarının adına, hesabına çalışsın; kötü niyetle işlerin bilinmiyen, gizli kalmış, içyüzünü araştırmak, ayıpları ortaya sermek tecessüstür. Tabiidir ki; İnsanlar kendi noksanını, eksiğini, günahını veya hatasını ayıp sayar. Kişinin özeli konumundaki kendine ait hâllerin ortaya dökülmesini bilinmesini istemezler. İslâm dini gizli suçların, ayıpların, kusurların kişiye âit eksik hallerin, gizli sırların araştırılmasını, ortaya dökülmesini helâl görmez. Hucurat  suresi  ayet.12.mealen  şöyle*** Ey iman edenler. Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir…***

Peygamber efendimiz (sav) bir  hadisinde mealen şöyle buyurmaktadır: **Müslümanların gizli hallerinin ayıplarının peşine düşerseniz, onları ifsad edersiniz fesada uğrarsınız…** Müslümanlar  olarak zan, gıybet  ve  tecessüsten  mutlak  surette uzak durmalıyız, ihtimâller üzerinde fikir yürütmek bizlerin helâkine sebep olabilir. İftira, gıybet, dedikodu, malayani boş sözler kaldıramayacağımız ağır bir yük amel defterimizde büyük bir günah olarak yazılacaktır. Kur’anı kerimde, Sünneti seniyyede başkalarının ayıbını araştırma hususu kesinlikle yasaklanmıştır. Bilâkis, ahlâki bir kural olarak toplum arasında hata, kusur ve günâhların gizlenmesi, saklanması sıkı sıkıya tavsiye edilmiştir. Açıktan açığa işlenilen bir günâh, vaaz, nasihat ve güzel öğütlerle ortadan kaldırılmaya çalışılır, bunda bir sıkıntı yok, açıktan işlenen günahlara gerektiğinde açıktan, alenen engel olunur. Lâkin, müslümanın gizli gizli işlediği, ancak kimseye zarar vermeyen bir suçu, kusuru, hatası, günâhı öyle  gelişi  güzel  araştırılmaz. Unutmayalım ki; başkalarının ayıbı, bizlerin fazileti olmayacaktır…

Muhterem Mü’minler…İnsanların birbirlerinin gizli durumlarını, ayıplarını ve kusurlarını araştırıp ortaya dökmeden önce defalarca düşünmeleri icap etmektedir çünkü; İnsanlar hata edebilirler, kusurları olabilir, günah işleyebilirler. Hiç kimse melek olmadığına göre, Peygamber efendimizde (sav) Hatemül Enbiya yani son peygamber olduğuna göre, hatasız, kusursuz ve günahsız insan aramak fuzuli bir uğraş içerisine girmek olacaktır. Ancak, elimizden ve dilimizden geliyorsa insanlara öğüt, nasihat yoluyla haram, günah, kusur ve hata’ların yapılmaması hususunda arzumuzu, isteğimizi, dileğimiz üslubunca dile getiririz. Peygamber efendimiz (sav) bir hadisinde mealen şöyle buyurmaktadır:** Zan’dan kaçının, çünkü zan sözlerin en yalanıdır. Tecessüste bulunmayın, birbirinizin içyüzünü araştırmayın, birbirinizin sözlerine kötü niyetle kulak kabartmayın. Birbirinize haset etmeyin, birbirinize buğz etmeyin, birbirinize sırtınızı dönmeyin…**

Muhterem Kardeşlerim… Bazı insanlar vardır ki; fazla merak sahibidirler. Her zaman başkalarına şüphe ile yaklaşmayı  adeta  kendilerine  iş  edinmişlerdir, beyinlerinde  her  zaman  bir *acaba* düşüncesi  hakimdir. Kendilerini haklı  çıkarmak  için güya  yaptığı  suçu örtme  çabasıyla *ne yapayım merakımı  gidermek için yaptım* mazeretinin arkasına sığınırlar. Müslümanların kendilerine âit, hiçbir zaman tecâvüz edilmemesi gereken özel hakları, haysiyet ve şerefleri vardır. Bunları korumak diğer müslümanların da görevidir. Gizli hallerin, ayıpların araştırılmaması, müslümanların diğerleri üzerinde bir hakkıdır. İnsan onuruna yakışan da onu şereflendirmek, toplum içinde rezil ve rencide etmemektir. Bu husus bizim için *imani* bir meseledir. Ebu Davud’un zamanımıza  ulaştırdığı hadis mealen şöyledir: **Kim hürmeti düşecek, şerefinden noksanlık olacak bir yerde müslümana yardımcı olmaz, onu yalnız bırakırsa Allah da yardımını istediği yerde onu yalnız bırakır…İlâ ahir…** Allahın dinine bağlı kalıp, riayet edenlere  selam olsun…Cuma gününün feyiz ve bereketi üzerinize olsun kardeşlerim…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert