HAKKINI HELAL ET…

Meseleyi  şahsi olarak algıladığımda Ana, Baba, Ailem, kardeşlerim, bacım ve kardeşlerimden ayrı tutmadığım bir iki arkadaşımın hakkını ödemem ğayet zor belkide imkansızdır. Bunun dışında münasebet kurduğum insanların mümkün olduğu kadarıyla haklarının geçmemesi için azami ğayret sarfettiğimi sanıyorum. Ama bu konu o kadar ince ayrıntılı, o kadar önemlidir ki, kendimi temize çıkarma imkanım epey zordur. Hani trafik kazalarında hiç kimsenin yüzde yüz haklılığı olmaz diye bir kural vardır. Eğer trafiğe çıkıyorsan kazalarda yüzde yirmi oranında sorumluluğu peşinen kabul ediyorsun aynen onun gibi; doğduğum köylüm, memleketlim ülke insanım, 55. yıldır münasebette bulunduğum herkesin öyle ya da böyle haklarımz hukukumuz mutlaka söz konusudur. Bu hak ve hukuku korumak hepimize görev olarak yüklenmiştir. Rabbimiz, Maide suresi ayet.8. de mealen şöyle buyurmaktadır:*** Ey iman edenler. Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan bir davranıştır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir…***  

Allaha, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret gününe, öldükten sonra tekrar dirilecegimize, Kadere, hayır ve şerrin Allahtan geldigine, Ölüm hadisesinin bir gerçek olduguna iman ettik. Cenabı hak son nefesimizde bu imanımızı elimizden ve dilimizden almasın. Son nefeste Kelimeyi tevhidi ve Kelimeyi şehadeti dilimizden eksik etmesin. Bizlere hakkı hak bilip hakka tabi olmayı devamlı hakkı söylemeyi, batılın batıl oldugunu bilip batıldan, sapıklıktan, fasıklıktan ve nifaktan korunmayı nasip eylesin. Rabbim bizleri dogru ve gerçek yolundan sıratı müstakimden ayrmasın. Bizleri, Rasulnün yolu ve izi olan Ehli sünnet vel cemaat yolundan milim şaşırmasın. Dünyadaki yaşantımızda, son günlerimizdeki arzumuz ve emelimiz, Müslüman olarak yaşamak ve Müslüman olarak çene kapamak olduğunu Rabbimiz, kâlplerimizdekileri daha iyi bilen, acizligimizi, dilimizin ifade yetersizliginide en güzel surette bilmektedir. Rabbim bizleri iyilere eş, arkadaş, yoldaş eylesin. İnanıyorum ki, hakkın hukukun korunması çok önemlidir. Hiç bir din kardeşimizin ya da başka kültür mensuplarının hakları omuzlarımızı  bükmesin. Kul hakkıyla Rabbimizin huzuruna çıkmayalım…

Peygamber efendimiz (sav) Veda hutbesinde mealen şöyle buyuruyor:** Ey Müminler size bir emanet bırakıyorum ki, siz ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.  O emnet Allah kitabı Kur’andır.  Ey Müminler sözümü iyi dinleyiniz ve iyi muhafaza ediniz Müslüman Müslümanın kardeşidir  ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Allah katında en hayırlınız, Allahtan en çok korkanınızdır. Arabın aceme, Acemin de araba, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkın da sarı ırka üstünlügü  yoktur. Üstünlük ancak takva iledir. Ey insanlar her suçlu kendi suçundan bizzat kendisi mesüldür, sorumludur. Hiç bir babanın işledigi suçun cezasını evladı çekemez. Hiç bir Evladın suçun dan da babası mesul edilemez. Ey insanlar size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allahın Kitabı ve onun elçisinin sünnetidir…**

Kardeşlerim, bilindiği gibi adalet; davranış ve hükümde doğru olmak, hakka göre hüküm vermek, eşit olmak, eşit kılmak gibi mânalara gelen güzelliktir. Her şey zıddı ile bilinir kaidesine gore; Adâletin zıddı zulüm, hıyanet ve insafsızlık gibi hâl ve durumlardır. Hak kelimesi ise: korunması, gözetilmesi ya da sahibine ödenmesi gerekli olan maddî veya mânevî imkân, pay, eşya ve menfaatler; görev, sorumluluk, borç gibi anlamlarda da kullanılmıştır. Hakkın zıttı ise bâtıl kelimesi olarak bilinmektedir. İnsanların Allaha ve insanlara karşı getirmesi gereken bazı hak ve sorumlulukları vardır. Bu açıdan Hak ve Adalet, sadece devlete ve yöneticilere has bir olgu değil hukuki, içtimai, sosyal, toplumsal ve ahlaki alanların hepsini kapsayan bir terimdir. Bu hakkın başında Hukukullah dediğimiz insanların Allah’a karşı getirmesi gereken hakları gelmektedir. Sahihi muslimin zamanımıza taşıdığı hadis mealen şöyle:**Her kim hakkı olmadığı hâlde bir karış yeri alırsa, o yer kıyamet gününde yedi kat olup boynuna geçirilir…**Hazır nefes alıp veriyorken hak, hukuk ve adalet mevhumlarına aşırı dikkat edelim inşallah…

Sermedkadir…  

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert