Benim bedenim, benim kararım diyen teşhircilere bir kadın feveran ediyor*başlarım sizin bedeninize, sizin kararınıza hâlinizi görmek midemizi bulandırıyor*Teşhirci tayfası ölmüş bir siyasinin adını kullanarak kendini kalkan arkasında bırakacağını sanıp bir fâni’ye sığınıyor. Zaten hırsız da aynı maskeyi takıyor. Sahtekâr da o ölünün arkasına gizleniyor. Sanatçı olduğunu söyleyen de bir heykelini yaptırıp betonla konuşuyor. Rüşvetçi, dolandırıcı, zinakâr da modern, laik, çağdaş terimlerin gölgesinde müslümana küfrediyor. 10. yılda on beş milyon genç yarattık diyenlerin peşine takılanlar yaratma eylemini gerçek sanıp ilah arama faaliyetlerine girişiyor adeta izmirin dağına tepesine devasa heykeller yontuyorlar. Çağdaş ve modern olma adına yarı çıplak caddeleri doldurup izmir marşı höykürüyorlar. Bana ne istedikleri şahsa istedikleri gibi tapma ayinleri düzenlesinler, lakin neden müslümanlara bulaşıyor, sataşıyor, küfrediyor, hıncını alamayıp bir yerlerini açıyorlar çok garip… Mide bulandırıcı et kokunuzu çekmek zorundamıyız ? Gidin kocanıza dişiliğinizi sergileyin…utanmazlar…
Sinek küçük ama mide bulandırır sözü tam da bir teşhirci kadın çıplaklığına vurğu yapıyor. Kendi bedenini toplumun gözüne gözüne sokanlar bu uyğulamayı bazan siyasi bazan sanat adını kullanarak, bazan bir ölünün ideolojisini driltmek adına, bazan da moda tabir edilen giyim tarzı olarak toplumda yer bulma çabası sergiliyorlar. Hepsi de kendini kocasından başkasına beğendirme yarışında boyalı yüzler, ruja beleniş dudaklar, ojeli kedi, köpek tırnakları mide bulandırma yarışını hızlandırıyor. Dedim ya sinek küçük ama mide bulandırıcı. Ana baba müslüman olduğunu ikrar etse de, İslam dininden habersiz yaşayan genç kızlar da boyalı , renkli, ojeli, rujlu kadın dünyasından etkileniyorlar. İmanla, tevhidle bağı koparılan, hiç değilse zayıflatılan ibâdetlerden habersiz, âdetleri din sanan bazı başörtü takanlar da bir süs eşyası taşıyormuş havasında başörtüyü asıl olan Allahın emri konumundan çıkrtıp adeta bir aksesuar olarak taşımaya başladılar. Baş örtüsü de böylece asıl olan işlevinden farklı yönlere evrildi. Güya kadın olma haysiyetiyle kendi kendilerini üstünlük makamından düşük derecelere tenzil eylediler.
Kendini babasının gölgesine sığınarak sanatçı kimliğine bürünen salkım soyadlı birisi müslümanlara kinini kusarken yine laik, çağdaş, modern havaları estirmeye çalışmış, aynı ergenliği bir türlü geçmeyen şarkıcı müsvettesi de kadınlık gururunu açıktan şov dünyasında yabancı erkeklerin kucağına oturma yanlışıyla karıştırmış. Bunlar kaale alınmaması gereken şahsiyyet kırıntıları ama yine de mide bulandırmaya, müslüman kadınına küfür etmeyi sürdürerek sol kesimden prim toplamaya devam ediyorlar. Bir kokona da çıkmış,*ben izmirliyim başı kapalıları bu şehirde istemiyorum* yollu saçmalama taktikleri geliştiriyor. Halkbuki mülk Allahındır. Allahu teâla nasıl olmamızı en iyi bilen, yarattığı kulu en güzel şekilde koruyup gözetendir. Kültürsüz halk kesiminde ninelerin, hizmetçilerin, temizlikçilerin ya da köylü kadınların geleneksel başörtüsü, âdet kabilinden değerlendirildiği için egemen güçlerin bunu hoşgörüyle en azından düşman olunmaya gerekli olmayan, tahammül edilebilir şekilde karşıladıkları seviyesizlik eğilimleri, arada bir kahrolsun şeriat yürüyüşleri tertibiyle kendi nefislerini kahretmektedir…
Kardeşlerim, bizim açımızdan, yukarıda resmedilen şekliyle sorun ne kadar büyürse, zâlimler için de o oranda sorun olmaktan çıkacaktır başörtüsü. Bu değerlendirme ışığında, kendini otoriter siyasi baskı unsuru sananlar ne kadar güçlü olduğunu beyan etseler de bir sinek kadar hükümleri yoktur. Yozlaşmanın çapı ve şümulü olduğundan daha büyük gösterilmeye çalışılsa, izmir marşı eşliğinde yürüyüş yapsalar da Allah teâla nurunu tamamlayacak, rahmet ve nur kaçkınları mezarda bile ışıklar içinde uyuma dileği, arzusu, emeli Allahın rahmetinden ümidini kesme endişesiyle cenaze namazı istemeyecekler, İslami usüllerden mümkün olduğunca iblis tarafına meyledecek yakılıp, küllerinin Trabzon üzerine serpilmesi dilekleri bile yerine getirilmiyecek kafirlikleri bile toplumdan saklanacaktır. Ruhu soyutlanmış, başörtüsünü, tesettürü bez parçası olarak algılayan İslâm düşmanları kinleriyle esfeli safilini boylayacaklar, siyasal İslam diye niteledikleri şeriat emirlerine karşı gelmeleri kendilerini iki cihanda da huzursuz edecektir. Sonunda Allahın emrine itaatla teslim olanlar mükafata ereceklerdir.
Sermedkadir…