AYKIRILIK…

İslâm şeriatının amacı, ğayesi, maksadı; insanların faydasına olanları gerçekleştirmek, bunları korumak ve insanlardan zararı, kötülükleri uzaklaştırmaktır. Din, bu tür uygulamanın adıdır iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe hizmettir. Ancak şurası bir gerçektir ki, her güzellik gibi görünenler insanların istediklerine göre değil, Allah’ın koyduğu çerçeve dahilinde muteber kabul edilir. Müslüman  öncelikle  her  konuda  hayırlı olanı esas alan bir anlayışın sahibi  olmalıdır. Müslüman  önce  kendi  şahsına  istemiş  olduğu her  türlü  uyğun olan işleri, güzellikleri, doğru olanı çevre çevre genişleterek bütün  bir  insanlık  ailesinin faydasını, yararını, iyiliğini  düşünmek  ve  o  yolda  ğayret  ve çaba sarfetmesinin bilincini arzular. Müslüman öncelikle dinini, nefsini, neslini, aklını, malını ve canını muhafaza hususunda ğayret göstermesi güzelliklerin en önde gelenidir. İslam şeriatının  fayda olarak adlandırdığı bu değerli çalışmaların en bereketl olanları bu beş hususun korunmasıdır.

Rabbimiz Bakara Suresi ayet. 27.de mealen şöyle buyurmaktadır: *** Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah’a verdikleri sözü bozarlar. Allah’ın birleştirmesini emrettiği şeyi iman ve akrabalık bağlarını keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır…*** Bu ayetten de anlaşıldığı gibi; Bir müslüman düzgün düzenli ve istikamet üzerinde yaşantısını sürdürmelidir. Aykırı hareket etmek fitne, fesat yangınına benzin taşımakla eş değerdedir. Aykırı hareket edenler kesinlikle her  zaman  ve her  yerde sağlam  ve  istikamet üzere bir hayat yaşayamaz, faydalı işlere imza atamazlar. İslam şeriatı akla ve dine göre  yarayışlı olmanın kodlarını açık ve net bir şekilde beyân etmiş, aykırılığı, fitneyi, fesadı bitirmenin yollarını açıklamıştır. İslâm  dininin amacı, ğayesi, insanlar için faydalı olanı elde etme ve onu gerçekleştirme, zararlı olan, ifsat eden şeyleri defetme, onları insanlardan uzaklaştırmaktır… 

İşte İslâm dininin bu amacı, ğayesi, maksadı en güzel surette yaratılmış olan insanı yaratılış ğayesine uyğun olarak Allahu teâlanın koymuş olduğu kural, kaide ve nizama yöneltmektir. Bu güzelliklerin amacı, ancak Allahu teâlanın koyduğu kurallar ile elde edilebilir. İnsan heva’sından çıkmış ölçü’lerle gerekli maslahatı elde etmek mümkün değildir. Çünkü insan hakkında en hayırlı olanı ve en zararlı olanı sonunda bilen yalnızca Allah azze ve celledir. Rabbimiz, Hacc Suresi ayet.41.de mealen şöyle  buyurmaktadır:***Onlar o mü’minlerdir ki, eğer kendilerine yeryüzünde iktidar verirsek namazı kılar, zekâtı verirler, iyiliği emreder ve kötülükten nehyederler. İşlerin sonu Allah’a varır…***Tabiidir ki, faydalı olanı elde etmek veya onu korumaya çalışmak, ki bu olumlu çalışma şekli olacaktır. Zararlı olanı uzaklaştırmak, ki bu da olumsuz bir mâna’dır. Ama her ikisi de sonuçta insan unsurunun cuzi iradesi neticesinde şekillenmektedir. İbni Ömerden gelen bir hadiste, Peygamber efendimiz (sav)mealen şöyle  buyurmaktadır: **Allah, insanların ihtiyaçlarını gidermek için bir kısım insanlar yaratmıştır ki, insanlar ihtiyaç duyunca onlara koşarlar. işte onlar, Allahın azabından güvende olanlardır…**

Allah rasulü (sav) asrı  saadet  diye  bildiğimiz  dönemde  ashabı  içerisinde Medine’de böyle bir iman, böyle bir teslimiyet, böyle örnek bir hayat sergileyerek ve tüm dünya insanlığına işte müslümanlık budur örneğiyle  örnek teşkil edecek, misâl olacak bir hayat yaşamışlar kendilerinden sonra gelecek olan insanlığa en güzel öğüdü, nasihatı yaşayarak ulaştırmışlardır. Zor olanı, zorluğu ortadan kaldırmak, insanlara meşakkat veren kötülükleri yok  etmek, rahat, huzur ve genişliği temin etmek için insanların muhtaç oldukları güzellikleri ortaya koymak aykırı bilinen şeytan işlerinden uzaklaşmak güzellikler bütünlüğüdür. Bu güzellikler gözetilmediğinde İslam ümmetinin sıkıntıya düşeceği açıktır. Sıkıntıyı giderici, kolaylığı  insanlığın hayrına geliştirici  her davranış İslam dininin emirleri dahilinde, iyilik, güzellik, dogru  olan davranış bütünlüğüdür.  Şer’î hükümlere aykırı olan her ne varsa kötülük, şer, iblis ameli mefsedet hükmündedir. Bozmak, ifsad etmek manasınadır. İslam şeriatı, Bu tür aykırılığa izin vermemiştir. Rabbim cümlemizi güzellikler içinde barındırsın…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert