Adalet ilkesinin, İslâm şeriatına inanan toplumunda, yönetimde, hukuk bütünlügünde Mahkemelerde ve insanlar arası ilişkilerde tam anlamıyla uygulanması zorunludur. Çünkü adalet mülkün yani Devlet yapısının temelidir. Adaletin olmadığı cemiyetlere zulüm, anarşi ve terör hâkim olur. Aynı son zamanlarda yaşandıgı gibi toplumsal isyanlar çıkar, mahkemelere, devlete hatta fertlerin birbirlerine olan güveni kaybolur. İnanıyoruz ki Adalet herkese ve […]
Kategorie: Tervihalar
Bazı güzel bilinen hâslet’lerimiz var ki, almış olduğumuz eğitim, kültürel birikim, içinde yaşadığımız toplumun yazılı ya da yazılmamış kuralları, sosyal çevremizin bizlere aşıladığı fazilet bütünlüğü, mahalle baskısı diye alaya alınan gelenek, görenek, anane, örf gibi kavramların yerli yerinde kullanılması toplumun vaz geçilmez kazanımlarıdır. Eğer yüz kızartıcı bir suç işleyen birisi varsa toplum içinde âyan beyân […]
Peygamber efendimiz, (sav) risalet verildiği ana kadar içinde yaşadığı toplumun her zaman inandığı, güvendiği biriydi. *Muhammedül Emin*sıfatını hakkıyla taşıyan, herkesin arkadaşı, tanıdığı, sohbet, muhabbet ehli; hiç bir yanıyla yabancı olmayan aynı toplumun içinde büyüyen, gençliğinden kırk yıllık geçmişiyle aklına, ahlâkına, eminliğine, itimada şayan dürüstlüğüne şahit olunan, aleyhinde delil getirebilecek bir tek yanlışına şahit olunamayan, bir […]
Ensar deyince aklımıza anında Medine’de ikamet eden müslümanlar gelir. Mekke muhacirlerine o kadar yardım etmişlerdi ki, kendilerinden sonra gelen insanlara en büyük örnek olma açısından kıyamete kadar unutulmayacakları âşikârdır. Nerde bir dâr’da kalan insanlara yardım eden birisi görülse Ensar hatırlanır. Zaten, Ensar yardım eden demektir. Ensarullah ise, Allahın dininin yardımcıları anlamına gelir. Tabii dir ki, […]
İslam alimleri, Peygamber efendimizi (sav) önder ve örnek, model alarak insanlarla iyi, sağlıklı, doğru ve sağlam münasebetler kurmayı *adabı muaşeret* olarak tarif ederlerdi. Ardından da insanın hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı konuları içeren derin bir hayat bilgisi dersine geçerlerdi. Aslında adabı muaşeret bugün zannedildiğinin aksine *görgü kuralları’nın* karşılığı değildir. Çünkü özünde yaşayan ve yaşanan bir anlayışı […]
Adı müslüman ama kendi söylemleri İslam şeriatı muhalifi politikacıların sayısı günden güne artmakta. Önceden babam namaz kılardı diyenlerin şimdi babası da namaz cahili olduğundan dolayı Cuma ve beş vakit namazın gereksizliği üzerinde durur hâle geldiler. Önceden annem de başörtü takardı ninem’de kapalıydı diyenler yavaş yavaş öteki aleme göçünce annesine bakıyor açık saçık giyiniyor, ninesi bile […]
Kendi zat’ına aşık, bencilliğin zirvesine tırmanmış, kendisini dev aynasında gören egoist insanlar, aynı zamanda fanatizmin, bağnazlığın da merkezine yerleşmiş kişilerdir. Kişilik bozukluğu rahatsızlığına düçar olanlar, bir de ellerine hasbel kâder fırsat verildiğinde yani önemli bir memuriyet, makam ve mevkii işgal ettiğinde, sarhoşluğu bir kat daha artmış demektir. Mesleki kariyer sahibi olduğunda, başarı elde ettiğinde kişinin […]
Yaşayan insanların ekseriyetinin müslüman olduğu söylenen ülkemizde İslam şeriatına büyük bir kin ve nefret söylemlerinin olduğu zaman dilimini yaşıyoruz. Bu nefret söylemleri belki de halkın çoğunluğunu teşkil etmese de, sesi çok çıkan ateist, deist, Allah, peygamber, kitap, din, iman cahili zimre’den de gelse üzüntü verici. Günümüzde sivil toplum örgütleri, cemaat, cemiyet, vakıf, dernek ve parti […]
Geldiği yeri bir türlü dolduramayan, hep bir başkalarının gölgesinde kalmaya and içmiş, devamlı arkasını gözetleyen, ezikliği hep seksen yıl geriye gitmesinden mütevellit, umudu hâla iki kişinin boynuna yüklemekten başka aklınına üçüncü bir şahsın gelmemesinde saklı, kendi varlığını seksen sene öncesinin seçim’siz, sandıksız, rey vermeden hazıra konanların sığıntılığına adadığından vizyon nedir bilmiyen, zat’ının işe yaramadığının bilinciyle […]
İslami ıstılahta; kötülükte önder olmak, isyan bayrağını çekip ortalarda sokak serseriliği yapmak, Şer fiillerini işlemekte ileri gitmek, İslam şeriatına aykırı olarak haddi aşmak, Hukuku hiçe sayarak hak’tan ayrılmak, elindeki gücü kullanarak kendinden zayıf olanlara zulmetmek, taraftar toplayıp onlarla beraber aşırı âmelleri işlemek, mevcut İslam nizamına karşı gelip başkalarına haksız, hukuksuz saldırı düzenlemek, batıl yollara sapıp […]