SAPIKLIK ÂLAMETLERİ…

Sapıklığın izahı bidat kavramıyla eş değerdedir.Bidat kavramı hususu alimlerimizin üzerinde hassasiyetle durduğu bir konudur. Bu izahın ışığında bidatlerin toplu listesi verilebilir mi, diye akla gelen soruya cevap vermek oldukca zor, hatta imkansız bir şeydir. Ama bidatı anlatan kitaplarda hemen hemen itti­fakla verilen bidatlerden şu bir kaç tanesini ör­nek olarak zikredebiliriz: ücretle Kur’anı ke­rim okumak, ölü için ziyafet vermek, kabirle­re mum yakmak, cenaze, gelin, damat…benzeri şey­ler önünde sesli zikir yapmak, kabirlerin üzeri­ne bina yapmak, kabrin yanında yat­mak, nafile namazda tadili erkanı terketmek. Namazda imamın önüne geçmek, safları düzeltmemek, Kur’an okunurken ve zikir yapılırken teğanni yapmak yani sesi dalgalandırma yapmak, sallanmak ve raks etmek, hutbe oku­nurken salatü selam okumak, amin demek, israfçıya ve mescidde dilenene sadaka vermek, hatim ve gösteriş için ziyafet vermek, kadınla­rın toplanıp sesli zikir okumaları, bir ya­bancının evinde tebrik, taziye, hasta ziyareti, kabir ziyareti vs. için toplanmaları, erkeklerin duyacağı şekilde mevlit okumaları…Ancak bunlardan bazılarıdır…

Müminler olarak arzu istek, dilek ve temennimiz sıratı müstâkim üzerinde olmaktır. Evet kim ki, sıratı müstakîmde yürürse, hayat programını Allahın kitabından ve Resulünün nurlu, parlak yolundan alırsa dünyada tüm problemleri çözülecek ve mutlu bir hayat yaşayacak, sonunda da dosdoğru cennete ulaşacaktır inancındayız. Rabbimizin beyanı doğrultusunda aklımızı kullanmamız ve muttaki olmamız emredilmektedir. Muttaki yani takva ehli olan bidatlardan uzak durur. Sapıklığa meydan vermez. Bidat konusunda, Yusuf Kerimoglu hocaefendi diyorki:*Resuli Ekremin (sav) devri saadetlerinde izledikleri yol ve Hülâfai Raşidin dönemindeki tatbikat *sünnet* kavramı ile açıklanabilir. Zira bizzat Resuli Ekremin (sav) *Benim ve raşid halifelerin sünnetine sarılın* buyurduğu sabittir. Hulefai Raşidin döneminden sonra İslâma sokulmaya çalışılan itikâdî ve siyasî doktrinler bidat hükmündedirler… Evet sünneti seniyye ye sarılmamak, hadisi şeriflerden uzak durmak sapıklığa giden yollardandır…

Heva, heves, dalalet, tefrika, süphe, aykırı görüş taraftarlığı. Bilhassa islami ıstılahta; daha önce mevcut olmayan bilgi, inanç, uygulama, fikri temayül, sonradan ortaya çıkan amel, itikad cümlesi bidat kavrami içine girmektedir Ve tabii ki, sapıklığın kaynaklarıdır. Özellikle, peygamber efendimiz (sav) ve Ashabı kiram dönemlerinde görülmeyip onunla amel edilmeyen, hattâ bir benzeri olmayan ve İslâm’dan olmadığı halde sonradan ortaya çıkan ve ibadet kabul edilen görüş ve ameller, sünnete aykırı davranışlar. Sünneti seniyyenin karşıtı olarak, dîn koyucunun, şari’in açıkça ya da dolayısıyla, sözlü ya da fiili izni olmaksızın sahabeden sonra dinde ortaya çıkan eksiltme ve faztalaştırma calışmaları sapıklığa giden bidat kapsamı alanında olan olumsuz davranışlardır. Rabbimiz Maide suresi ayet. 3. te mealen şöyle buyurmaktadır: * …Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. İla ahir…***

Her bidat ehli, sapıklığa meydan verecek hâl, hareket ve tavrını iyi niyetli dahi olsa din adına hüküm olarak koyma hakkına sahip değildir. Örnegin, Allah için sadaka vermek, zekât ve fitre dağıtmak Allah’ın emri gereğidir. Ama ölen birisi için devir, yani ölünün ibadet borcunu düşürmek için mal ve para taksimi yapmak, sabun, iğne, iplik dağıtmak kimin emridir ? Aslında her iki gruba göre de dinin aslına olan ilave ya da aslından yapılan eksiltmeler yasaklanmış olup, kötü bir bidattir. Bu bidatler yayğınlaşıp kökleştikçe de sapıklık sınırları genişlemektedir. İslam dininin ruhuna zıt olan her türlü uygulamalar ve buna İnatla değil de bir nevi şüphe ve tevil ile inan­mayı anlatan fikri düzmeceler, sanki din kavramı icindeymiş gibi anlatımlar bidatçıların ugraşı içindedir. Sapıklık, aklın ve adetlerin, ya­ni günlük yaşayışı sağlayan davranışların dışın­da ve sırf Allaha yaklaşmak için, yani ibadet maksadıyla yapılan eylem ve kabulleniş biçimlerinin tersine çevrilme suretleriyle kendini belli eder. Muvatta da bizlere ulastırılan hadis mealen şöyledir:**Size iki şey bıraktım, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allahın kitabı ve Allah resûlünün sünneti…**Rabbim bizleri her türlü sapık fikir ve âmelden korusun…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert