Kategorie: Tervihalar

TEMİZ KÂLBİN GÖSTERGESİ…

Benim kâlbim temiz sözünü genelde çok duymuşluğumuz vardır. Elimizde her hangi bir temizliği ölçen cihaz bulunmadığı müddetçe tabii ki kâlbim temiz diyen birisine aksini söyleyemeyiz. Biz İslam şeriatı bağımlısı olarak kâlp temizliği sözünden İhlas hâlini anlıyoruz. İhlas: Bir şeyi saf temiz ve arıtılmış hâle getirme ameliyesidir. Kâlbi saf hâle getirme beyânından anladığımız; çıkar, menfaat, şöhret amacı […]

HER NEREDE OLSAK TA…

Tabiidir ki, hakkı haykırmamız, hak sözü zikretmemiz, doğru yoldan, hakikâtten, hakkın iz’ini sürmekten, adalet ilke’lerinden kopmamız söz konusu olamaz. Mü’minlerin düşünce ekseninde, ahlâk kuralları, edebi yaşantı, İslami kurallar bütünlüğü dahilinde, ve hareket noktasının özünde, kaynağında Allahın emirleri  ve Sünneti seniyye gerçeği vardır. Mü’minler ahlâki sistemlerinin kaide, kural, yasa ve ilkelerini Kur’anı kerimden alırlar. Kur’anı kerime […]

İNSANLIĞIN HÜRRİYET FERMANI…

Günümüzde, Siyonistler çıldırmış vaziyette bir milleti toptan imha etmenin ğayretiyle coşup her gün yüzlerce insan öldürürken en sonunda, bilhassa Türkiye’nin çabaları netice vermeye başlamış ve Filistin devletini bugün için,157. devlet tanımak zorunda kalmıştır. Şu soru gündeme gelebilir; Ortada Filistin mi kaldı ki bu neyin tanıması ? İmamesi kopmuş Tesbih tanelerinin dağılışı gibi  darmadağın olan İslam […]

HAYIRLARA VESİLE OLSUN…

Karmaşık düşüncelerle uyandığımızda, belki de hiç anlam veremediğimiz bir rüya gördüğümüzü hatırlarız. Hatta o rüyanın geçtiği yerlerin dahi günümüzden seneler önce yıkılıp yok olduğunu tarihe karıştığını acı bir anı, hatıra olarak anarız. Rüya; şu anda hepimizin zihninde yer ettiği gibi, uyku sırasında aynen uyanıkmış gibi çeşitli olayların yaşanması hâlidir. Türkçe’mizde aynı ifadeyi düş olarak ta […]

TEVHİD ÖNDERLERİ…

Tabii ki, tevhidin ilk önderleri peygamberlerdir. Enbiya suresi baştan sonuna kadar okunduğunda, Allahu teâla’dan gelen ve kendilerine yeni bir kitap, yeni bir din, yeni bir uyarı, yeni bir âyet nazil olan her peygamber Allahın emir ve nehiylerini hiç bir kimseden en ufak bir ücret tâlep etmeden olduğu gibi tebliğ ediyordu. Şurası bir gerçektir ki; her […]

ÖLÇÜMÜZ İSLAM OLSUN…

Sevinçte, tasa’da bizleri hayata bağlayan her hususta ölçümüz İslam olursa inşaallah şaşırıp kaybedenlerden olmayacağız. İslam şeriatının belirlemiş olduğu hususlarda hududu aşmaz belli edilen, bizlere sunulan, gösterilen sınırıda geçmemeye ğayret edersek ileride pişman olacağımız noktalara gelmeyiz ümidini besleriz. Bir müslüman teraziyi denk tutmak zorunda hatta mecburiyetinde olduğunu bilmelidir. Hırsımıza mağlup olmayıp itidâlli orta yoldan ayrılmayan bir […]

BİZDEN OLMAYAN, BİZE YABANCI…

Allah inancını, İlah kavramını, Din olgusunu  hayatın tümünden çıkarma azmi ile arayış içine giren, ğayesi islam şeriatını unutturma girişimi olan, amacı Avrupa ülkelerine yaranıp bizde sizdeniz mesajını veren Osmanlıyı yıkıp yerine mukaddes değerlerden kopuk, manevi geçmişimizi unutturmaya yönelik sistem arayışları sekülarizm durağına çakılıp kaldı. Din karşıtı bu ideolojik yapı, Laiklik, Ateizm ve Sekularizm arasında bir […]

UTANMAZ ADAM…

Oguz Aral çizgi romanına böyle bir isim takmıştı, zamanın gırgır dergisinin müdavimleri bilir. Günümüzde iş adamı lafzına tahammülü olmayan girişimci kadınları da işin içine katarak utanmaz adam profilini biraz genişleterek utanmaz insan demek istiyorum. Daha 12, 13. yaşında evinden, vücudunun mahrem yerlerini teşhir için dışarı çıkan kız çocuklarını görünce aklıma utanmaz adam geldi. Her halde […]

RİYA BULAŞTIRMADAN…

İhlas hâli, Samimiyetin, dürüstlüğün, hakikat perestliğin, riyâsızlığın ve arrınmışlığın simgesi, göstergesi, söz, hâl ve hareketimizle beyânıdır. İhlas, fenalığı, sahtekârlığı, kokuşmuşluğu ve kötülüğü izale eden, bitiren, son veren, yok eden, gideren bir fazilet, iyilik, güzelliktir ve inanan mü’minlerin bir özelligidir. Müminler bütün söz ve fiillerinde Allahu teâlanın rızasını gözetmek zorundadırlar. Eğer insanların hoşlarına gitmek niyetiyle âmel’de […]

BEYİN SIKIŞIKLIĞI…

Dar alana hapsolmuş, beyni ise 1923 ile 1938. bandına sıkışmış bir kişinin Osmanlı devletini anlamasını beklemek tabiidir ki hâyal ürünü diyebiliriz. Hatta hatta 627. Yıl hüküm sürmüş bir dünya devleti olan, Osmanlı’yı aradan çıkartıp tarihini Cumhuriyet rejimi ile başlatan köksüzlere de rastlamak mümkün ne yazık ki. Az kafa çalışmaya başlasa Osmanlı bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyetinde […]