İslam şeriatında aklımıza takılan bütün hükümler dört delil diye bildiğimiz, Kitab, Sünnet, İcmayı ümmet ve Kıyası fukaha esaslarıyla bilinir. Bu dört delil tabir caizse islam fıkhının dört ana sütunu, ana kaynaklarıdır. Bilinen bütün hükümler tabiidir ki; Kuranı kerim ve sünneti seniyye başta olmak üzere bu dört delile dayandırılmıştır. Ehli sünnet müctehidlerinin hepsi bu dört delili kabul etmişler ve bütün şeri hükümlerin ana kaynağı olarak zikretmişlerdir. Ehli sünnet imamlarından, Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii, İmam Ahmed bin Hanbel dört büyük imam diye bilinir. Bu imamlarımızın büyüğü ise İmamı azam Ebu Hanifedir. İmam Yusuf, İmam Muhammed ve İmam Züfer Ebu Hanifenin talebeleri olan müctehid imamlarımızdır. İslam fıkhının gelişmesi, her zaman canlı tutulması, büyük bir rahmet kaynağı olmasında bu imamlarımızın büyük çaba ve ğayretleri vardır. Müctehid imamlarımız yukarda saydığımız şeri delillerden binlerce hüküm çıkarıp müslümanların istifadesine sunmuşlardır…
Mezheplere şaşı, ters, olumsuz bakan mezhepsizlerin aksine diyoruz ki; İslam fıkhının bu güzide imamları yüzyıllardır sagıdeğer konumunu muhafaza etmişler o imamları takip eden islam uleması imamlarımızın hepsinin sayğıdeğer, fazıl, büyük müctehid olarak bilmiş dini meselelerde esasında birleştiklerini ifade eytmişlerdir. Kendinden sonra gelecek olan müslümanlara dini meselelerde izleyecekleri yolu tarif edip göstermişler, tabir caiz ise yemeği pişirip, sofrayı kurmuşlar bize sadece yemek kalmıştır. Tabii ki, bu imamlarımızdan herhangi birinin mezhebine uymak kaydı ile. Bir müslüman bu tür hareketiyle hak bir mezhebe bağlanmış, peygamber efendimizin (sav) nurlu yolunda bulunmuş demektir. İşte biz bu yola; Ehli sünnet vel cemaat diyoruz. İtikadda iki mezheb imamımız vardır bunlardan birisi İmam Maturidi diğeri İmam Eşaridir. İslam şeriatında; İmani meselelerde, İbadetlerimizde, muamelelerde, ukubatta yani hukuki meselelerde ne kadar konu varsa imamlarımız kılı kırk yararak, kitap, sünnet, icmayı ümmet ve kıyası fukaha süzgeciyle süzüp hükümleri bildirmişlerdir…
Tabiidir ki herkes her meseleyi detaylı bir şekilde bilme imkanına sahip değildir. Mesela tıb, hukuk, matematik, fizik, kimya, astronomi ilmine dair bilgisi olmayanlar bu hususlarda söz söylemeye, yazı yazmaya cesaret edemezler. Bizler de Ebu Hanife mezhebinin bağlıları olarak mezhebimizin hükümlerinin isabetli, doğru, sünneti seniyyeye uyğun, maslahatı gözeten olduğuna inanırız. Bununla beraber diğer mezheplerin de değer ve kıymetlerine laf söylemeyiz. Dini hükümleri izah etmek, açıklamak, göstermek fukahanın en yüksek tabakası olan müctehid imamlara aittir. Bir şeyi takdir etmek, ölçmek, karşılaştırmak, iki şey arasındaki benzerlikleri tesbit etmek manasını ihtiva eden kıyası fukaha ibaresi, hakkında açıkça ayet veya hadis bulunmayan meselelere dâir, üzerine ayet ve hadis olan benzerlerine göre fukaha tarafından verilen hükümdür. Kıyası fukaha; kitab, sünnet, icmayı ümmet delillerine bağlı bir delildir. Bilinen bir meselenin belli olan hükmü , diğer meselelerde ortaya konulur…
Kıyası fukahanın en belirgin özelliği sadece fıkıh sahasında delil olmasıdır. Örneğin ibadetlerimizde, belli şeri hudutlarda, keffaretlerde illetin kesin olarak tesbiti imkansız olan hususlarda kıyası fukaha ile hükme varılamadığını fıkıh alimlerimiz açıklamıştır. İmamlarımızdan, İmam Züfer, Kıyası fukaha üzerinde en geniş malumata sahip olanıydı diye bilinir. Bununla beraber Hanefi imamları belli bir hükme dayanmayan, illetleri akılla kavranamayan hükümlerde kıyasın geçerli olmayacağı hususunu da belirtmişlerdir. Örneğin, ibadetlerin biri, diğerine kıyas edilerek yeni bir ibadet tarzı tayin edilemez. Kıyası fukaha; mutlak müctehidler ile mezhepte veya meselede müctehid olan fakihlerin başvurabileceği bir kaynaktır. Bunların dışında herhangi birinin akli melekelerini kullanarak yapmış olduğu akıl yürütme yöntemleriyle kıyası fukaha yerine gelmiş olmaz. Bu tür akıl yürütme eylemleri şahsi kanaat hükmündedir. Şahsi kanaatler ise ancak kendini bağlar, Şeri bir önemi olmaz…Rabbim mezhep imamlarımızın cümlesinden razı olsun…
Sermedkadir…