Ğaflet;Allah teâlaya ve onun dinine karşı ilgisiz kalmak, gerçekler, hakikatler karşısında boş bulunmak ve olunması gereken yerde olamama hâlidir. ğafletin sebepleri genelde cehalet, kibir, tamah, yaratılış ğayesi ve ölümü unutmak gibi nefsi hastalıklardır. ğaflete dalarak ya da ğaflet uykusuna gömülerek, bu duruma gelmenin, aldanışın en büyük sebebi dünya ve dünyalık nimetlerdir. Özellikle yaşadığımız dönem içerisinde bu hâl daha açık bir şekilde kendini göstermektedir. Alimlerimiz bu bakımdan insanları üç gruba ayırıyor: Sırf dünyaya çalışıp ahireti terk edenler, Ahirete yönelip dünyayı terk edenler, dünyayı da ahireti de ihmal etmeyen denge insanları.Akıllı, uyanık bir insan üçüncü gruptadır. Diğer iki hal ise gaflettir. Ahmed bin hanbel’in zamanımıza ulaştırdığı hadis mealen şöyledir:**Nice oruç tutanlar vardır ki, onların nasibi açlık ve susuzluk, nice gece ibadetine kalkanlar vardır ki, onların nasibi de ancak uykusuzluktur…** Rabbim cümlemizi ğaflet çukurundan çıkanlardan eylesin…
Rabbimiz, Araf suresi ayet. 179. da mealen şöyle buyurmaktadır:***Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl ğafiller onlardır…***Ğaflet hâli, insanın hakka, hakikate körleşmesi, gerçeklerden uzaklaşmasıdır. İnsanın Aklının ve kalbinin karışması, kişinin, ebediyeti unutması, bir bakıma gözü açık uyuması hâlidir. Ğaflet; dünya ve ahiret hayatı için gerekli, lüzumlu olan âmellerin önemini idrâk edememek ve farkına varamama durumudur. Ğaflet; Nefsin hevâ ve hevesine uyarak, Allah azze ve cellenin lütfettiği maddi ve manevi imkanları degerlendirememe firasetsizliğidir. Ğaflet hâli değerli şeyleri bırakıp, degersiz şeylerle uğraşma körlüğüdür. Diğer bir ifadeyle kalbin Allah’tan kopuk oluşu ve bunun davranışlar üzerindeki olumsuz tesirleridir ğaflet hâli…
Ğafil insanlar; her geçen gün ölüm kendilerine yaklaşırken, dünyanın süs ve eğlencelerine biraz daha fazla gömülürler. Yaklaşmakta olan Allahın azabını ise hiç hesaba katmazlar. Oysa Allah’ın azabı pek şiddetlidir. Oysa insan akıl ve şuur sahibi bir varlıktır. Geçmiş, gelecek ve şimdiki zamanla alakasını bilir. Geçmişte vefat eden yakınlarını, gelecekte kendini bekleyen kabri, şimdiki zamanda üzerine düşen vazifeleri görmekle hayvanlardan ayrılır. Buna rağmen ğafletinin esiri olup başını kuma sokar. Avcıyı görüp de başını kuma sokan devekuşu misali, ortada olan koca gövdeyi unutur. Daha doğrusu unutmaya çalışır. Bu düşüncede olan insanlar,Kulluk vazifesini sürekli erteler. Vicdanını rahatlatmak maksadıyla senede bir mevlit okutmayı, kimi zaman bayram ve hatta Cuma namazına gitmeyi de ihmal etmez. Ancak Allah’ın dinini kendi kafasına göre yorumlayıp, bazı meseleleri inkâr etmekten ya da hafife almaktan da geri durmaz. Nihayet bir gün hiç beklemediği bir anda ve hiç beklemediği yerde nefeslerin sayısı biter ve nihayet ölüm gelir çatar…
Ğafil insanlar ne yazık ki, tedbir alıp kurtulma yollarını düşünmezler. Halbuki Peygamber efendimiz (sav) kurtuluş yollarını da göstermiştir. Peygamber efendimizin (sav) sözlerine bir yalancının sözleri kadar önem vermemek nasıl bir imandır ? Bu soru tehlikenin boyutlarına dikkat çeken gayet ciddi bir sualdir. Zira ğaflet bir perdedir, kalbin nurunu örter, söndürür. Her ğafletin içinden küfre kadar giden yol vardır. Bir ğafilin hayalleri tamamen dünya ve dünyanın geçici zevklerine yöneliktir. Mal, mülk, makam, mevki ve şöhret sahibi olmayı, yiyip, içip, gülüp oynamak suretiyle dilediği gibi yaşayıp mutlu olmayı arzu ederler. Elde ettikleri imkânlarla başkalarına tahakküm etmekten zevk duyarlar. Böylece kendilerini başkalarından üstün görerek önemli adam olduklarını düşünürler. Ğafiller bu sayılan şeyleri elde etmek için hırsla çalışır didinirler. Hep daha çok kazanmak ve daha iyi yaşamak için ğayret eder, kazandıklarını biriktirirler. Oyalanmayı, başkalarına üstünlük taslamayı severler. Bu hareketleri ğaflet uykularını artırmaktan başka bir işe yaramaz ne yazık ki. Yaşıyorken ğafletten kurtulma ümidine tutunalım inşaallah…
Sermedkadir…