KENDİNE DAHİ FAYDASI OLMAYAN SAHTEKÂRLAR…

Tarih boyunca ğayb alemi insanoğlunun merakını çekmiş ve insanlar ğayb alemi hakkında da bilgi edinmek istemişlerdir. Tabiidir ki İnsan oğlunun bu aşırı merakı, önüne geçilmez istegi ğaybden haber verdigini söyleyen bir sürü ğayrı meşru meslek erbabınıda zamanımıza taşımıştır. Tarihin her döneminde sihirbaz, kâhin, müneccim ğaybdan haberler ulaştırdığını ifade eden medyumlar, saklı oldugu eşyanın yerini haber verme iddiasında olan Arraf’lar ve her türlü fal’cılar insanların temiz inanç ve iman duygularını istismar edegelmişlerdir. Birde günümüzde bunlara ilaveten Medyumların yanında, ruh çagırıcılar, tarot’çular, astroloji ile ugraşan yıldız falcıları her gün yazılı ve görsel medyada insanların hem degerli zamanlarını almakta, hem zar zor biriktirdikleri rızıklarına göz dikmekte hem de zaten kısır bilgi ile maruf olan insanları dinden, imandan soğutma girişimlerini büyük bir ğayretle yerine getirmektedirler…

Hakim’in bizlere ulaştırdığı bir hadiste, Peygamber efendimiz mealen şöyle buyurmuşlardır:** Üç kimse cennete giremez. İçki müptelası, akrabalık hakkını  ve sihire inanan kimseler…*** Allahu teâla, mucize, keramet, firaset gibi güzelliklerden razıdır, bunları beğenir. Bunun zıddına, istidrac ve sahiplerinden razı değildir, onları begenmez. Müslüman olmayanlardan ve Bidat ehli sapıklardan adet dışı olarak görülen şeyler onlar için bir ihsan, iyilik, meziyet degil, Ahiretteki azaplarını artırıcı bir sebeptir. İşte herkesin bildigi bir sebep olmadan meydana gelen şeylerden bazıları da Büyü ismiyle anılır. Büyücülerin bütün çalışmalarında buna belirgin, somut bir örnek verecek olursak; Kadın ile kocasının arasını açan büyücülük işinde de durum aynıdır diye ifade edilmiştir. Yani büyücülük olayı söz konusu olan etkisini ancak Allahın izni ile meydana getirebilir. Eger Allah kendi dileğine bağlı, özel bir hikmetin sonucu olarak bu işe izin vermezse büyücülüğün söz konusu ettiği etkisi meydana gelmez diye inanıyoruz…

Rabbimiz, Yunus suresi ayet. 77. de. Mealen şöyle buyurmaktadır:***Musa: „Size hak geldiğinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar“ dedi…***Öncelikle beyân etmemiz gerekir ki; dinimize göre ğaybı sadece Allahu teâla bilir. Bu bilginin ışığı altında öncelikle sihir ve büyünün ne olup ne olmadığına bakacak olursak, İslam alimlerinin Kur’anı kerime ve sünneti seniyye ışığında izahlarını görürüz. Sihir: insana yönelik olarak tabiat üstü gizli güçlerin yardımı ve aracılıgıyla belli bir maksadı gerçekleştirmek ve belli bir gayeye için uygulanan ve etkili oldugu kabul edilen eylemdir. Sihir, İslamın kesin olarak yasaklayıp reddettigi bir inanç ve işlem olup tabiat kuvvetleriyle insanlara bir takım etkilerin yapıldıgı söylenen ilkel bir anlayış ve olgudur. Tevhid inancının insanların hayatından uzak kaldıgı dönemlerde  toplumların ilkel inançlara saplanmasıyla ve özellikle totem  inancının yani, ilkek toplumlarda ata veya koruyucu olduğu sanılarak kutsal tanınan hayvan, bitki ya da doğal bir olaydır. Göz boyama yollarıyla yapılan sihir, eski İran, Çin, Mezopotamya, Arap yarımadası, Mısır ve Hindistan da rastlanan yayğın bir meslek haline getirilmiştir…

Kardeşlerim, Büyü meselesi de insanları tarih boyunca meşğul eden olumsuz ğaybi bilme çabasıdır. Din ile ilgisi olmayan dualar ve hareketlerle ruh üzerine tesir yapma hadisesidir büyü. Bir insani istenilen şeyi yapmaga sevk eden gizli kuvvet, tabiata aykırı haller vücuda getiren etkilerdir. Maddi yahut manevi menfaat sağlamayı veya zarar vermeyi  hedef edinen gayrımeşru bir takım kuvvetleri yönlendirmek için yapılan gizli, garip işler bütünlügüdür. Bunları yapan kimseyede  büyücü denir. Bu anlamda Büyü, Büyücülerin ortaya koydugu hünerdir. Ve insanların gözlerini boyamaktan öte bir mana ifade etmez. Büyücü’lerin, İnsanların akıllarıyla oynamaktan başka bir amaçları, ğayeleri yoktur. Her hangi bir çıkar, menfaat uğruna başkasına zarar vermeye yönelik, meşru olmayan yollarla bir takım  gizli kuvvetleri yönlendirerek yapılan ve gerçege uymayan gözbagcılık, düzenbazlık, oyunculuk aynı zamanda sihirbaz’da, büyücü’de, kâhin’de, arraf’ta, medyum’da, falcı’da, müneccim’de adı her ne olursa olsun işleri sahtekârlık girişimine din boyutunu da katma çabasıdır hepsi de ğayrımeşrudur…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert