MÜNAZARA TEKNİĞİ…

Bilgi edinme yollarından birisi belki de en önemlisi münazara geleneğidir. Allahu Teala ayetleriyle konuşma, anlaşma, münazara tekniğini şanlı Rasulüne; Peygamber Efendimiz de (sav) sahabesine münazara usulünü, metodunu, tekniğini belletmiştir. Bu eğitim ve öğretim şeklinde kesinlikle karşısındaki şahsı aşağılama, muhatabını sözlerle hırpalama, hakarete varan ifadelerle yıpratma, lâf kalabalığına getirip rencide etme, bağıra çağıra celallenerek kavga’ya zemin hazırlama, anlaşılmaz ifadeler kullanarak toplumu yanlış anlaşılmaya sevketme, daralınca sohbet ortamından kaçma, şahsını bilerek, büyüklenip üstün görerek hazır olan katılımcıları aşağılama gibi benzer hususlar olmamalıdır.*münazara* adı üzerinde fikir alışverişi, beraber düşünüp hakikati ortaya serme usulüdür. Fikri tartışma platformunda sadece ilmi görüş beyan etme makamıdır. Her birey en detaylı şekilde her konuyu bilme gibi geniş ilmi seviyenin sahibi olamayabilir. Eğitici, öğretici sözleri ifade ederken dahi kırıcı, incitici tavırlardan kaçınmalıdır…

Alimlerimiz, Fıkıh, Kelam gibi ilmler başta olmak üzere, hangi ilmi münazara şekli olursa olsun; kesinlikle ilmi disiplini elden bırakmamışlardır. Muhatabını sonuna kadar dinleyip, şayet gerekiyorsa eksik ya da unutulan hususları delil, kanıt ve kaynağıyla beraber zikredip en doğru bilgiye ulaşmanın yollarını aramışlardır. Fıkıh imamlarımızın büyüğü İmamı azam Ebu Hanife Allah ondan razı olsun bu konuda öyle güzel bir çığır açmıştır ki; derslerine, sohbetlerine katılan müctehid İmamların sayısının 40. kadar olduğu ifade edilmektedir. Mutlak müctehid, mezhep ve mesele’de müctehid makamında olanlar, büyük imam ile olan münazaralarını en çetin bir şekilde yerine getirmişlerdir. Bilindiği gibi; Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve İmam Züfer gibi müctehid imamlar hanefi mezhebinin müntesibi olarak aynı mezhepte kalmışlardır. Bu manâda diyoruz ki; İçtihad ehli fıkıh imamlarımız her türlü meseleyi münazara tekniğiyle tartışarak ilmi verilere ulaşmışlardır. Açtıkları çığır bizim için önemli bir eğitim ve öğretim metodudur. Münazara hangi açıdan ele alınırsa alınsın: ğerçeğin, hakikatin ortaya çıkarılması için yapılan çabanın, emeğin, gayretin adıdır…

Günümüzde hemen her platform’da konuşan, tartışan, bilgi ve birikim sahibi, konusunda uzman, ihtisas sahibi, konuşmaya yetkili kişiler olduğu gibi; sadece lâf söylemek için konuşan, her konunun bilgini ukala diyebileceğimiz tiplerinde olur olmaz fikir yürütmelerine maalesef şahit oluyoruz. Muhatabını alt edebilme çabasıyla polemik yönüne fırlayan, bilgi verilmesi, fikir alışverişi bağlamında toplumu ilmi değerlerle doyurucu*münazara*tekniğini işletmek yerine sığ münakaşa ve cedel ortamlarının ağzı laf yapan uygunsuz elemanları hiç te az değildir. Münazara gerçeği, hakikati, realiteyi beraberce bulma çabasıdır. münazara beraberce düşünme en güzel olana teslim olma ya da hakkı teslim etme gayretidir. Münazara birbirine bakma, nazar etme yöntemiyle gerçeğin bilinmesine yönelik tartışma usulünde, ilmi disipline uyum hareketidir. Münazara tekniğinin en belirgin vasfı hakikate ulaştırıcı, iyiye, güzel olana, doğruya, realiteye uyğun gerçek olana yaklaştırıcı bir yaklaşım sergilenmelidir…

Kardeşlerim, değişmez hayat mektebimiz, Kur’anı kerimde gerçeği savunmak amacıyla yapılması emredilen en güzel fikri tartışma için bazı şartlar öngörülmüştür. Tartışmanın uygun zeminde yapılması, kesin delile dayanması, getirilen açık delili kabul edip tartışmayı bitirmesi, muhatabına karrşı nazik davranması başlıca kaidelerindendir. Rabbimiz mukaddes kitabında, peygamberlerle kavimleri arasında geçen tartışmaları da aktarmaktadır. Bu tartışmalarda bir fikrin doğruluğunu ispat etme veya yanlışlığını gösterme şeklindeki metotlar kullanılmıştır. Bir düşüncenin doğruluğunu ortaya koymak için gözlem ve deney, kıyas ve karşılaştırma yöntemleri esas alınmıştır. Münazara her asırda yapılan ilmi çalışmaların başında gelir diyebiliriz. Örneğin Timur, yanında bulundurduğu alimlerden İmam Taftazani ile İmam Şerif Seyyid Curcaniyi üç gün İlmi münazaraya zemin hazırlamıştır. Münazara akla gelen her türlü edebi konularda yapılabilir. Yeterki muhatabını küçük düşürmesin, amacından hedefinden saptırmasın, ileri sürmediği bir görüşü isnat edip onu rencide etmeye çalışmasın, arkadaşının kişiliğini küçük düşürücü tavırlar takınmasın, kesin delile dayanmadan cedel, mücadele ve münakaşaya girişmesin, gerçeğin ortaya çıkmasından sonra tartışmayı devam ettirmesin, HAK ortaya çıkınca da hakka ve hakikate teslim olsun…İşte münazara tekniği dediğimiz husus bu şekilde olmalıdır…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert