Rabbimiz, Bakara suresi ayet. 219. da mealen şöyle buyurmaktadır: ***Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür…İlâ ahir…*** İçki’nin tamamen yasaklanmadan önce nazil olan bu ayette Rabbimiz; içkinin faydasından da bahsediliyor. Tefsir ulemasının yorumlarına baktığımızda başlıca faydasının ticari açıdan olduğunu görüyoruz. Günümüzden örnek verecek olursak, mesela Fransa’nın ihracatının büyük bir kısmını bugün içki ticareti oluşturmaktadır. 100. yıllık daha fazla bekletilmiş şaraplardan bahsedilir ve ne kadar yıllanmışsa o kadar fiyatının yüksek olduğu bilinir. Ayeti kerimede içkinin bazı faydalarından bahsederken insanı uyuşturduğundan, çakırkeyf hale getirdiği böylece dertlerini unutturduğu, hazmı kolaylaştırdığı belirtiliyor. Faydaları bunlarmış. Evet faydası var, Kur’an çok az bir fayda da olsa bunu inkar etmiyor, ama faydasının yanında günah ve zararı faydasından kat kat fazla olduğunu okuyunca anlıyoruz…
Bu ayet içkiyi direkt olarak yasaklayan bir ayet değil ancak bu ayetten içki içmenin hoş olmadığını anlayan sahabelerden bir kısmı içkiden vazgeçmişler ve „Allah’ın muradı, iradesi bizim bunu içmememiz doğrultusundadır. Bizi uygun bir dille vazgeçirtmek istiyor“ diye düşünmüşler. Diğer bir kısmı ise henüz Allah’ın içkiyi yasak etmediğini iddia ederek hem namaza, hem cihada hem de içki içmeye devam etmişler. Derken, bu defa Nisa Suresi’nin 43. Ayeti nazil oluyor: „Ne söylediğinizi bitinceye kadar, sarhoşken namaza yaklaşmayınız.“ Bu ayetten dolayı da gene bir kısım sahabe içkiyi bırakmış bir kısmı ise ancak içilince namaza zarar vermeyecek vakit olan yatsı namazının kılınmasından sonra içmişler, içmeye devam etmişler. Çünkü yatsı namazından sonra içki içip de yattıklarında sabah namazına kalktıklarında sarhoşlukları kalmıyordu,dolayısıyla bunun için de içkiyi içmeye devam ediyorlardı. En son olarak da Maide Suresi’nin 90. Ayeti nazil olmuş ve içki ve kumarın kesin olarak haram olduğunu, Şeytanın insanlara öğrettiği bir pislik olduğunu haber vermiştir…
Allah bu ayette içki ve kumardan kesin olarak kaçınmamızı emretmekte, istemektedir. Bunun üzerine haberciler Medine sokaklarına çıkarak, bugünkü iletişim araçlarında olduğu gibi içkinin kesin olarak yasaklandığını ilan etmişler. Ondan sonra da sahabe ağzına bir damla bile içki almamıştır. Zaten sahabenin büyüklüğü ve faziletli olması da buradan kaynaklanmaktadır; bir işin haram olduğu kesinlik kazandığı andan itibaren sahabe anında içkiden vazgeçmiştir. İçki olayında da evlerinde küpler dolusu bulunan içkileri Medine’de sokaklara boşaltmışlardır, başka bir tevil yoluna sapmamişlardır. İçki yasağında olduğu gibi bazı alışkanlıkları tedrici olarak yasaklamak, ortadan kaldırmak en sıhhatli yoldur. Kur’anı kerim de bu yoldan hareket etmektedir. Yani hemen içki yasaklanmamış ve önce içkinin zararından bahsedilmiş, ikinci Ayeti kerimede namaz vakitlerinde içki içilmemesi emredilmiş» ayıkken namaz kılınması, sarhoşken namaza yaklaşılmaması istenmiş. Böyle olunca insanlar yavaş yavaş kendilerini içki içmemeye alıştırmışlar kesin yasak ayatinde ise bir pislik olarak kabul edilmiştir…
Kardeşlerim, içenler bilir tiryakilik çok kötü bir alışkanlıktır. Mesela sigara içenlere, sigarayı bırakmaları için nasıl azaltmaları, birden bırakmaları tavsiye ediliyor, içki de ona benziyor. Ayetler de içkiyi önce azalttırıp, sonra da gelen kesin bir emirle bıraktırmıştır. Yoksa insanlardan bir anda, birden,çok şey beklemek olmaz, bu fıtrata aykırıdır. Lâkin olayı üzerinden 144. sene geçtikten sonra ve müslüman olduğunu iddia eden insanlar bu tür bir mazeret ileri süremezler. Müslümanlar için kesin hüküm ihtiva eden meselelerde ben yaptım oldu başıboşluğuna meydan verilmez. Bizler Kur’anı kerim ve hadisi şeriflerdeki, sünneti seniyye deki peygamber efendimizin uyğulamalarından sorumluyuz. Maide suresinin üçüncü ayetinden sonra Kur’anı kerim tamamlanmıştır. Mü’minler inandıkları düsturları hayatlarına nakşederler. Aklı giderici unsur olan içki illeti islam nazarında pislikten ibarettir. Sahihi Buhari’nin zamanımıza taşıdığı bir hadis mealen şöyledir:**Sarhoşluk veren her içecek haramdır…** Bu konuda her hangi bir mazeret ileri sürmek abes’le iştiğal cümlesindendir…
Sermedkadir…