İNSİCAM…

Edebiyatımızın bizlere vermiş olduğu özel ve güzel kavramlarımızdan birisi de insicam ifadesidir. İnsicam uyum içerisinde olmayı, zarafeti, düzenliliği, uyğun olma hâlini, söz, fiil ve hareketlerde akıcılığı, düzğün yaşama tekniklerini, tutarlı, bağlantılı, nefis duyğuların dile getirilişinin mükemmelliğni ortaya koyma tarzıdır. Kur’anı kerim iki kapağı arasındaki bütün ayetleri ile bir insicam, düzen, uyum ve mükemmeliyyet sergiler. Rabbimiz, Maide suresi ayet. 16. da mealen şöyle buyurmaktadır:*** Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir…***Unutmayalım ki; tek yol Allahu teâlanın yoludur. Düzen, nizam,ideoloji aşılayacağım diye hiç kimse kendi yolunu tek yol kabul edip sıratı müstakimi, dosdoğru olan yolu reddetmeye kalkışmasın. Yol Allah’ın yoludur, din Allah’ın dinidir. Düzen Allahu teâlanın düzeni, mükemmel uyum Rabbimizin bizlere göstermiş olduğu, ifade ettiği beyânı, emir ve yasakları yaşamatya değer olan da ayetlerin işaret ettiği mutlak doğrulardır…

Akıl niğmetiyle donatılmış olan beşeriyetin en güzel varlığı olan insan her konuyu derinlemesine irdelese de hiçbir zaman kendi tahayyülleri, fikir, görüş ve uyğulamaları temel teşkil etmez. Benim düşüncelerim kur’an ve sünneti seniyye ye ne kadar uyğun sa o kadar değerli nasslara ne kadar ne kadar bağlantılıysa o kadar önem arz eden bir ifade tarzıdır. Benim dı­şımda da, benim yolumun dışında da sonu Allah yoluna çıkan tâli yollar vardır. Rabbimiz rahmetiyle, vahyiyle, peygamber örnekliliğiyle kullarını küfür, şirk ve cehalet karanlıklarından îman aydınlığına, hidâ­yet aydınlığına çıkarır. Değilse eğer Rabbimiz bizi vahiysiz bırakmış olsaydı, yolsuz yordamsız bırakmış olsaydı biz bu karanlıklardan nasıl kurtulabilirdik, sevgiyi nasıl anlayabilirdik, mükemmeliyyeti, muhteşem olma hâlini, ilahi düzeni nasıl anlayabilirdik, Rabb,imiz bizlere Rasülünü, örnek ve önder göndermese hangi akla hizmet eder hangi duyğuların esiri olur, hanği ideolojik kavramların savunucusu olurduk, düzen ve nizam ortamı hazırlayacağız diye hangi kaos ortamlarında kaybolur giderdik Allah bilir…     

Peygamber  efendimiz  (sav) bizlere  iyiyi, güzeli  ve  doğru  olanı  tavsiye  etmiş, insicamı bozacak her türlü uyğulamalardan mü’minleri kaçındırmış, hakikate  muğayir  olanı, kötülüğe yönelik  davranışları ve  insanlığa zarar  veren her türlü uygulamayı yapmamamızı  emretmiştir. Örneğin, Tirmizinin zamanımıza aktardığı bir hadis mealen şöyledir:**Size, sizden önceki milletlerin hastalığı olan haset ve kin bulaşmış. Bunlar kazıyıcıdır. Ancak, ben saç kazımayı kastetmiyorum. Onlar din kazıyıcısıdır. Canım elinde olan Allaha yemin ederim ki, îman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de tam îman etmiş sayılmazsınız. Birbirinizi sevmenizi sağlayacak bir şeyi size göstereyim mi? Aranızda selâmı yaygınlaştırın…**Her  zaman Ahlak,  edeb  ve güzel  muameleyi  tavsiye  eden  düşmanlığa  kapı aralayan  her  türlü  olumsuz  davranışları reddeden Peygamber  efendimiz (sav), bu  güzelim  tesbitleri  ile de örnek ve önderimizdir…

Kardeşlerim… Tarihler boyu İnsanlıgın başlangıcından bu tarafa degişmeyen iki husus vardır diyoruz. Bunlardan birincisi İtaatli olanların amenna ve saddakna – İnandım ve sadık kaldım uydum mantığı bu teslim olanların yani Müslümanların mantığıdır. Birde bunun karşısında şeytani mantık ya da küfrün mantığı vardır. Bu mantık bozguncu, bozucu, nifak ve fesat sokucu, birligi dağıtıcı, insicamı ve intizamı dağıtıcı bir mantıktır.  Günümüzde de her iki mantığın sahiplenenleri mevcuttur.  Küfrün  ve Şeytanın mantığını esas alanlar aynı zamanda felsefi düşüncelerinin de esiri olurlar. Allahın emirlerine yeri geldiginde ortaçag yakıştırmaları, Bağnaz ve tutucu yakıştırmaları yeri geldiginde de kısaca İrticaa diyerek gerici, ilerlemeye mani olarak gördükleri kavramlarla alay ve bazanda eglence mevzuu olarak yazar, çizer ve dalga geçerler. Müslümanlar insicamı bozucu, intizamı ortadan kaldırıcı hiç bir düzensizliğe geçit veremez, dengesizliğe sessiz kalamazlar…

Sermedkadir…

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert