Ümmeti Muhammed şuuru ile yaşayan islam şeriatı müntesibleri için hayatın her devresinde, İslâm ümmeti insanları yaratılışlarındaki hayra eğilimli taraflarını ortaya çıkarmak güzellik ve özelliğini gün yüzüne çıkarmakla mükellefiz. İslam şeriatını esas alan İnsanlığın günah ve şirk bataklığından doğru, hak olan, sıratı müstkim çizgisine çekilmesi, vicdanların ilâhı saflığına dönüşü, takva ile en güzel olana uyulması için […]
Kategorie: Makaleler
Tarih boyunca ğayb alemi insanoğlunun merakını çekmiş ve insanlar ğayb alemi hakkında da bilgi edinmek istemişlerdir. Tabiidir ki İnsan oğlunun bu aşırı merakı, önüne geçilmez istegi ğaybden haber verdigini söyleyen bir sürü ğayrı meşru meslek erbabınıda zamanımıza taşımıştır. Tarihin her döneminde sihirbaz, kâhin, müneccim ğaybdan haberler ulaştırdığını ifade eden medyumlar, saklı oldugu eşyanın yerini haber […]
Nur gibi parlayan İslam şeriatı: Şeriatı garradır. İslâm dini bilinen tek hak dindir. Bu manâda, Şeriatı Garrai Ahmediyye Kur’ân’dan, Sünnet’ten, icmâi ümmetten çıkartılmış; mukaddes, mubarek, muazzez hükümler, emirler, yasaklar, tavsiyeler, nasihatlerdir. Her Müslüman İslam Şeriatının müntesibi, bağlısı, inananıdır. Başka türlüsü mümkün olmadığından kasten İslam şeriatına muhalif davranışlar kişiyi müslüman olmaktan çıkarıcı fiillerdir. İslam şeriatı: bütün […]
İslâmî ıstılahta devlet, aynı dine inanan insanların inandıkları şeriata göre teşkilatlandıkları gücünü, kuvvetini, maddi ve manevi bütünlüğüni İslami esaslardan aldıkları yeryüzünde ve dünyanın her hangi bir yerinde, bölgesinde İslam şeriatını yaşamak, inandıkları dini hayata hakim kılmak çabasıyla ortaya koydukları manevi kişiliği, belirli bir anayasal düzeni olan, hakimiyet sahibi, güç yetirebilir özelliği olan sınırları belli bir […]
Güneş misâli parlayan. Nur’dan şamdanı ışıtan. Ziya oldun hiç solmayan. Kandil’ler ruhuma püryan. Gündüzüm gece olmasın. Mücella şavkın solmasın… Sermed…
Vakit hızla geçmekte. Oyalanamam tümsekte. Gözüm tabii ki yüksekte. Necat kelimeyi tevhid’te. Sancağım güvertede hasılı. Bayrağın en şereflisi asıldı. Sermed…
Seher vakti sevinerek. Ğaflet’ten silkinerek. Önce besmele çekerek. Abdest suyunu dökerek. Müjde; Tan yeri ağardı. Namaz Tekbirle başladı… Sermed…
Cuzi irademizi kullanım acısındaninsanın yaratılışından gelen çift kutupluluk,insanın iki zıt yönde iki farklı yaşantı sürmesine imkan vermektedir. Kişi yapacagı tercih sonucunda yani cuzi iradesini kullanarak, ya yeryüzünde insan onur ve haysiyetine yakışır şekilde bir hayat sürdürme yolunda, ya da tam tersi olan bozuk, ifsad edilmiş bir hayat tarzını devam ettirecektir. Bunun neticesinde insan sürdürdügü hayat […]
Mukabil ezan baslamıs sultanahmet çınladı. Ayasofya cevabına müminler hayran kaldı. Tekbir, kıyam, kıraat, secde el duaya açıldı. Fetih suresi tilavet hitamı muhteşem azamet… Rahmet deyası içinde, sabah namazı sonrası. Müminler davet ediyor orda vahdetin sadası. Zulme geçit vermez tabii muhabbet sevdalısı. Mahzun olmasın kardeşim ezan sesi hürriyet… Tevhid sancagı altında milad olsun ilk ışıklar. Kelimeler […]
Şeyhul İslâm tabiri, İslâm dünyasında önde gelen ulemâ ve sûfîlere verilen bir şeref unvanı olarak 950. Yıllarında ortaya çıkmış, daha sonra *âlimlerin en kıdemlisi, âlimlerin reisi* mânasını kazanarak bir unvan halinde kullanılmıştır. Örneğin, 11. yüzyılda, Horasan’da Şâfiîler’in başındaki âlim şeyhülislâm unvanıyla anılırdı. Zamanla Şeyhulislam tabiri yaygınlaşmış, Memlükler’de fetvaları ile şöhret bulan fıkıh âlimlerinin şeref unvanı olmuş, […]