HAKKA SURESİ VE MUTLAK DOĞRU…

Tefsir alimlerimizin izahlarına baktığımızda  Adını ilk âyetinde geçen *Hâkka* kelimesinden almış, Mekke döneminin ilk yıllarında nâzil olmuş 52 âyetlik bir sûreyi beraberce okuruz. Aklımızı, fikrimizi, gözümüzü kulağımızı ve tüm benliğimizi bu sûreye yoğunlaştırıp onun bize sunacağı bilgilerle bilgilenmeye, şereflerle şereflenmeye çalışırız. Hâkka; hak, hukuk, hesap, kitap her şeyin ortaya çıkacağı, gerçekleşeceği gün, yâni kıyamet günü anlamına gelen bu kelime daha ziyade önceden haber verilen bir sıkıntının, bir musibetin başa gelmesiyle ilgili olarak kullanılır. Rabbimizin biz kullarına karşı sonsuz rahmet ve şefkatinin gereği olarak bu kitabında olmadan önce haber verdiği haşir, mizan, mahşer, hesap, kitap, ceza, mükâfat, cennet, cehennem gibi haberlerin tümünün gerçekleşip her şeyin yerli yerine oturtulacağı için kıyamet gününe bu ismin verilmiş olduğunu görürüz. Ayrıca bu hâkka kelimesi, peygamberlere inanmayanların yaptıklarının karşılığını bulacakları anlamına da kullanılır. Semûd ve Âd kavimlerinin helâkinin gündeme getirilmesini de bu sureden öğrenmiş oluruz…

Kainatın, yeryüzünde en büyük konulardan birisi, yeryüzünde en büyük hakikat, en büyük olay olan, gerçekleşmesi kesin olan tek olay, tek gerçek, tek bilgidir. Tüm insanları en çok ilgilendirmesi gereken hadise, herkesin her şeyi bırakıp, durup düşünmesi gereken bir gerçek Kıyâmet gerçeğidir. Ölüm ötesi hayat ve hesap, kitap gerçeği. Cennet ve cehennem gerçeği.Yeryüzünde bundan daha büyük, bundan daha önemli bir olay olamaz. İşte öneminden dolayı, insanları uyanıklılığa dâvet eden ilahi hitaplar bu surenin konusunu teşkil etmektedir. Hâkka, hak olan, hakikat olan, mutlak olan, kesinlikle gerçekleşecek olan tek bilgi, tek olay, tek konu demektir ki, bu kıyâmettir. Elmalılı merhum tefsirinde, Hâkka konusunda 12 kadar madde saymış. Hak, Hâkka, Hakikat, mutlaka gerçekleşecek olan kıyâmettir. İş büyük çünkü, çok ciddi bir konu. O müthiş hadise, o muazzam gerçeği, Kıyamet sahnesinin dehşetini, azametini anlatan, beyân eden hakka suresindeki ayetleri izaha ğayret etmiştir…

Bu günün dehşeti beyân edilirken, dehşet, korku, korku Rablerinin hu­zuruna arz edilirsiniz. Gizlemek istediğiniz hiç bir sırrınız yoktur ki, o za­man açığa çıkmasın. Nasıl gizleyeceksiniz ki? Allah’tan sakınıp kıyamet gününden korkan takva sahibi kimselere ge­lince onlara, kitapları sağlarından verilecektir. Amel defterlerini sağ elleriyle teslim alacaklardır. Sağ elde, bereket, sevinç, neşe vardır. Amel defterini sağ eliyle teslim alan kimse sevinip neş’elendiği için mü’min kardeşlerine kıyamet gününde şöyle diyecektir: Alın işte, kitabımı okuyun. Bu okunması kolay bir kitaptır. Bun­da bir tuhaflık yoktur. Ben bu günde hesap için bu hale ulaşacağımı kesin­likle biliyordum. Ben bu sebeple hayırlı İşler yaptım. Kötülüklerden ve haramlardan uzak durdum. Bu nedenle bu sonuca ulaştım. Hoşnut bir hale, mutlu bir yaşantıya kavuştum. Kitabı kendisine soldan verilenlere gelince… onlar ahirette hesaba çekileceklerini düşünme­miş ve ahiret için salih amel işlememişlerdi. Ayeti kerimede geçen ve sol diye ifade edilen *şimal* kelimesi Araplarda uğursuzluk ve hüzün anlamın­da kullanılır. Bu nedenledir ki, kitabı kendisine sol’undan verilen kimsenin şöyle dediğini görürsün: Bütün amellerimi, büyük küçük demeden baştan sona kadar sayan bu amel defterim keşke bana verilmeseydi. Keşke bu günleri görmeseydim…

Rabbimiz, Hakka suresi ayet.51. de mealen şöyle buyurmaktadır:***Ve o, gerçekten katî bilginin ta kendisidir…*** Biz buna mutlak doğrular bütünlüğü diyoruz. Muhakkak ki Kur’anı kerim çok kesin bir gerçektir. Öyleyse ey insan, azîm olan Rabbinin adını tesbih et. Azîm olan Rabbini yücelt. En yüce olarak Allahu teâlayı an. Rabbinin ismini ta’zim et. Azîm olan Rabbinin ismini tesbih et, yücel. Büyükle. Azîm olan Rabbini tam ve mükemmel kabul et. Allah teâlayı kendi sıfatlarıyla kabul et. Yani Allahu teâlanın kitabında kendini nasıl anlattıysa, hangi isimlerle zikrettiyse, hangi sıfatlarla bildirdiyse o şekilde kabullenip inan. Allahu teâlaya ait olan bu sıfatları Allah’tan başkalarına vermeyerek Rabbini tesbih et. Allahu teâlayı böylece kabullenmek tesbihtir. Ya Rabbi, seni sıfatların konusunda tam ve mükemmel kabul ediyorum. Sana ait olan sıfatları asla başkalarına veremeyiz. Senin sıfatlarını parçalamayız. Senin sıfatlarından bazılarını senden başkalarına dağıtarak sana şirk koşmayız.Ya Rabbi, üstünlük sendedir. Güç, kudret, kuvvet sendedir. Azamet sendedir. Kulluk, itaat, ibadet yalnız ve sadece sana mahsustur. Senden başkalarını dinlemeyiz. Senden başkalarına ibadet ve itaat etmeyiz demektir tesbih. Rabbim cümlemizi hakka, hakikate teslim olanlardan eylesin…

Sermedkadir…   

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert